Kendimizi ne kadar Kandırabildiğimizi düşündükçe, yok olmuş kesin inançların yorgun ellerimin arasından incecik kumlar gibi aktığını hissediyorum ve düşüncenin bir duyguya dönüştüğü, zihnimin karanlığa gömüldüğü anlarda bütün dünya, gölgelerden örülü birisi, köşelerin, acıların silindiği bir sahne, bir interlude hikayesi, gecikmiş bir şafak gibi geliyor. Nereye baksam kendi ölümünü içinde taşıyan bir mutlaklık, durgunca bekleyen ayrıntılar görüyorum.