Senin öldüğüne inanmam gerek baba, biraz da üzülmem gerek. Ölmüş olmana ne seviniyorum ne üzülüyorum. Suçluluk da hissetmiyorum. Sanki benim için çok da önemi olmayan bir olay olmuş gibi.
Öylesine duyarsızım anlayacağın. Belki üzülüyorumdur da farkında değilimdir, birkaç gün sonra yokluğunu hissedince üzüleceğimdir, keşke yatıp uyumasaydım diye vicdan azabı çekeceğimdir, bilmiyorum, doğrusunu istersen pek sanmıyorum.
Aslında vicdan azabı duymak istiyorum baba, gerçekten. Seni öldürmüş sayılını sünkü. Ama öyle garip ki sözcükler, BABA, VİCDAN ÖLÜM, hepsi ANLAMSIZ sesler gibi geliyor.
Asansöre binip senin katının olduğu düğmeye basmak, çıkarken yine neye kızdı acaba diye düşünmek zorunda değilim artık,bunun nasıl bir özgürlük olduğunu anlatamam.