<<Ne iş yapar bu adamlar?>
«Her iş gelir ellerinden. Kofti dedim ya bunlar!>
«Ne dedin, kofti mi dedin?>
«Ne demek kofti?>
Telgraf Müdürü:
<Bu kelime bana kalırsa Rumca kopti'den gelir Kesme manasına! Kesici demek kofti! Ben mütareke yıllarında Tatavla'da bir Rum kızıyla...>>
Tabelâcı Rıza sözünü kesti:
«Eh... Aşağı yukarı o mânaya gelir. Bakmazlar gözünün yaşına düşürdüler mi üç bin, beş bin keserler!>>
«Yani dolandırıcı desene sen!>>
«Yooo Sen koftiye dolandırıcı diyemezsin! Çok ince bir iştir koftilik...
Dolandırıcı herkesten kaçar. Kofti kestiği adamın üstüne üstüne gider. Sülün Osman cezaevinde verdiği bir konferansta ne diyor? Ben ömrüm boyunca kaçtım diyor, polisten kaçtım, jandarmadan kaçtım, müteferrikadan kaçtım, çocuklarımdan kaçtım!>
«Kaç bakalım Sülün Osman! Kaçanın anası ağlamamış!>>