İlk kez zamanın darbesini, beni kırk yaşıma doğru iten gücü, hayatın tükendiği hızı, ölüme hazırlanmanın somutluğunu hissediyordum: Ona oluyorsa, diye düşündüm, kaçış yok, bana da olacak.
Deprem -23 Kasım 1980 depremi o sonu gelmeyen yıkıcılı-ğıyla- iliklerimize işledi. İstikrar ve dayanıklılık alışkanlığımızı, her anın bir sonrakiyle aynı olacağı güvencemizi, seslerin ve hareketlerin aşinalığını, onları kesin olarak ayrımsama kabiliyetimizi yok etti. Her türlü emin olma halimize kuşku sızdı, her türlü talihsizlik kehanetine inanmaya meyilli olduk, dünyanın gevrekli-ğine ilişkin işaretleri endişeyle izledik ve kontrolü yeniden elimize almak güçleşti. Bitmek bilmeyen saniyeler, saniyeler, saniyeler.
Kötü düşünceler engellenemez ama önemli olan onları dizginlemektir. Kızlarının onu daha sık görmek istemelerini bahane ederek Lila ile yeniden yakınlaştım.
Gerisini gebeliklerimiz halletti.