Oktay İncesu

Erkekler bir eşle birlikte yaşama alışkanlığını yitirirken, kadınlar da eşlerine itaat etme alışkanlığından sıyrılıyorlar.Koca geri döndüğünde ev dar gelmeye başlıyor.O zaman da erkek evden kaçıyor.En gözü kara olanlar sonsuza dek kalmak üzere başka diyarlara gidiyor;çoğunluk ise uzun gündelik kaçışlarla yetiniyor.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ayakkabı icat edilmeden önce insan da tıpkı diğer bir çok canlı gibi toprağa çıplak ayakla basardı.Toprakla arasındaki mesafe sıfırdı.Birdi,bütündü toprakla.Diger canlılarla eşit mertebedeydi ve toprakla olan bu teması sayesinde hepsiyle temas kurmuş sayılırdı, hepsi de onunla.Ama ne zaman ayakkabıyı icat etti,işte o an toprakla teması kesildi,diğer tüm canlılarla da.Ayakkabı sayesinde bir santim bile olsa toprağın üstündeydi artık,diğer tüm canlıların da.İnsan denilen varlık,dünyaya artık bir santim yukarıdan bakıyordu.İste bu bir santimlik fark,zamanla kendimizi Tanrı gibi görmemize yol açtı; her şeye kadir,her şeye muktedir,her şeyin sahibi.
Sayfa 123·Kitabı okudu
-, annemle benim hayatlarımızı inceden inceye, çaktırmadan, sezdirmeden, öyle bir şey yokmuş gibi yaparak bize zehir eden, dahası bizi bu hayatta aslında yokmuşuz hissine iyiden iyiye sokan adamın sinsi otoritesine karşı Spartaküsvari bir tepkiydi bu sıçma.
Sayfa 54·Kitabı okudu
Özcesi, sömürü çarkının yıkıp geçtiği hayatların haberini yaparken sömürülür durursunuz.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Kesinlikle!!
Son tahlilde görünen o ki, tanrıların yasalarını,toplumları idare eden kişiler dikte ederler; İlahi Takdir düşüncesi,insanlardan çıkar.
Sayfa 235·Kitabı okudu