Umay

Puan vermedi·552 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Kısa bir süre önce Ahmet Ümit' in "Patasana" adlı romanını okumuş ve polisiye olarak beğenmesemde, düşünsel bir metin olarak beğendiğim için kitaplarına bir şans daha vereceğimi söylemiştim. Bunun üzerine "Kukla" ' yı okudum. Öncelikle kitabın konusu, Adnan adlı baş karakterimizin sıradan ve sıkıcı hayatına bomba gibi düşen bir cinayet vakasıyla birlikte, bu olayın içinde kalıp hayatta kalmaya ve gerçeği çözmeye çalışmasıdır. Adnan, gazeteci olarak çalışan, bir süre sonra sürekli aynı rutin içinde gidip gelmekten sıkılan, hayatın boş olduğunu düşünen ve kendini içkiye vuran bir karakterdir. Kitap genel olarak yine Ahmet Ümit 'in hayat üzerine düşünceleri, kamu spotları ve insanı düşünmeye yönlendiren sözleri ile derinleştirilmişti. Her ne kadar "PATASANA" ' yı polisiye olarak beğenmemiş de olsam, "KUKLA" ' yı bir polisiye olarak da beğendim. Olay örgüsü ve kişilerin bağlantıları iyi kurulmuştu. Öte yandan "Susurluk kazası" gibi ülke tarihimiz için önemli olayların arka planını okuyucuya sunmayı hedefleyen bir kitap olması da bu romanı benim için bir üst seviyeye çıkarmıştı. Yazar romanda "Derin devleti" gözler önüne sermişti. Kitabın beğenmediğim tek kısmı ise Adnan' ın içsel konuşmalarının gereğinden fazla uzun olup, kitabın akıcılığını engellemesi ve hikayeyi sıkıcılaştırması oldu. Kısacası bence polisiye kitapları sevmenin yanı sıra tarihsel olayların arka planınıda merak eden biriyseniz okumalısınız.
KuklaAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 20199,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·432 syf.··
2026 3. kitabı
Bu kitap içerdiği mesajlar açısından dikkat çekici olsa da, bir polisiye roman olarak bazı eksikliklerinin olduğunu düşünüyorum. ZAYIF KISIMLAR İlk olarak kitaba genel olarak baktığınızda fazlasıyla uzatılmış bir kurgunun olduğu görülüyor. Bu durum hikâyenin zaman zaman akıcılığını kaybetmesine neden olmuş. Bazı kısımlarda kitabı yarıda bırakmayı bile düşündüm. İkinci olarak polisiye romanlarındaki en önemli şeylerden biri, okuyucuya katili bulabilmesi için yeterli ipuçlarının sunulmasıdır. Ancak Patasana’da bu beklenti tam anlamıyla karşılanmamıştır. Kitapta aslında ipucu sayılabilecek bazı unsurlar bulunmaktadır. Örneğin, karakterlerin tutarsız davranışları, olaylara verilen tepkilerdeki orantısızlık ve bazı kişilerin hikâyede gereğinden fazla vurgulanması gibi. Ancak bunlar birbiriyle bağlantı kurulabilir bir şekilde verilmediği için sanki kitap başka bir türden zoraki olarak bir polisiye kitabına dönmüş gibi duruyor. Bu eksiklik, katilin ortaya çıkışını güçsüzleştiriyor. Bu durum da çözümün tahmin edilebilmesini azaltıyor. İYİ YÖNLER Kitapta özellikle toplumsal konuların öne çıkarılması düşündürücü. Hatta anlatının, genel olarak bir “kamu spotu” havası olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden Patasana' nın polisiyeden çok "düşünsel bir metin" olduğunu düşünüyorum. Sonuç olarak ben Patasana' yı bir "polisiye" roman olarak sevmesemde "düşünsel bir metin" olarak gayet beğendim. Bence okunması gereken bir kitap ama okurken polisiye okumak amacıyla değil içindeki düşündürücü kısımları öğrenmek amacıyla okunmalı. Son olarak bu Ahmet Ümit'in okuduğum tek kitabıydı. İnsanlar çok sevdiği için bütün kitaplarının böyle olduğunu düşünmüyorum. Kısa zamanda başka bir kitabını okuyarak ikinci bir şans vermeyi düşünüyorum.
PatasanaAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201929,4bin okunma
7/10
·201 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 03:15
Sokrates’in Savunması genel olarak ilgi çekici bir kitaptı. Beni çeken ise insanı tekrar kitaptaki konulardan bağımsız şekilde sorgulamaya yöneltmesi. Mesela şunu sorgulamamı sağladı: Ben gerçekten düşünüyor muyum, yoksa sadece bana öğretilen çerçevede mi hareket ediyorum? Her ne kadar içinde bulunduğumuz zamanda bu düşünceler ortalama bir seviyede olsa da o zamanki dünyanın bilgi birikimsizliğine ve düşünce eksikliğine baktığımızda aslında bu düşüncelerin o zaman için çok üst düzey fikirler olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla bu kitabı beğendim. Sonuç olarak daha çok düşünceye dayalı bir metin olduğu için, sorgulamayı da sevdiğim için beğendim. Okuması keyifliydi.
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,7bin okunma
Spoiler içerir.
Puan vermedi·177 syf.··
2025 3. kitabı
Kumarbaz, kumarın birey üzerindeki psikolojik etkisini ele alan bir kitap. Anladığım şey şu: bahis sadece insanı heyecanlandırmaz kişiyi ele geçirir, akıl ve mantığı bulanıklaştırır. Bazen insan kendi köleliğini kendi yaratır. Baş karakterimiz Alexandr İvanoviç kumar tutkusu altında günden güne ezilir. Kumar onun için bir bağımlılığa dönüşür. Hikayede bir de İvanoviç' in aşık olduğu Polina bulunur. Hikayede okuduğumuz şey fikrimce "aşk adlı kumarın ana karakteri gerçek kumara sürüklemesi." Benim düşünceme göre Alexandr İvanoviç'in Polina'ya olan aşkıda, kumara olan tutkusu gibiydi. Tek fark İvanoviç en azından başlarda kumar tutkusunu yönetebiliyordu ama aşkını hiçbir zaman yönetemedi. Bu aşkın ona, kendisini tehlikeye sürmekten başka hiçbir yararı olmadı. Karakteri yıkıntıya götüren de bu aşktı. Kitapta beğendim fikirler oldu ancak ortalama bir kitap bana göre. (Ama tabii ki Dostoyevski'nin bu kitabı kumar borcunu ödemek için yazdığını, kendi deneyimlerinin yansıtıldığını ve 25 günde bitirdiğini unutmamak lazım.)
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,5bin okunma
Spoiler içerir.
7/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2024 9. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2024 18:35
Kitabın konusu hayatındaki birçok şey kötüye giden bir kızın intihar etmeye kalkıp intihar ettiği sırada gördüğü rüyada pişmanlıklarını düzeltebileceği, mutlu bir hayata devam edebileceği paralel evrenlere gitmesini ve bu süreçte kendi benliğini bulmasını anlatıyor. Nova adlı baş karakterimiz "Eğer o gün o kararı vermeseydim her şey harika olurdu," diye düşündüğü her senaryonun içine giriyor. Ancak gördüğü şey şu: Her seçimin kendine has zorlukları ve bedelleri vardır. "Kusursuz hayat" diye bir şey yoktur, sadece farklı zorlukları olan hayatlar vardır. Roman, en iyi kararı bulmaya çalışmak yerine, içinde bulunduğun hayatı yaşanabilir kılmanın önemini anlatıyor. Bize "Hayatı anlamlı kılan şeyin o anki duygularınız ve çevrenizdekilerle olan bağınızdır." demek istiyor. Paralel evren teorisine önceden de inanırdım ama bu kitap kesinlikle farklı bir deneyim oldu. Kitap benim gibi kararlarından sürekli pişman olanlar için biçilmiş kaftan. Ben fazlasıyla beğendim. Okumanızı tavsiye ederim.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,4bin okunma