Yine şaşırtmadı kitabın bu kadar heyecan dolu, ters köşelerle dolu ve yüreğime dokunan bir kitap olması. Her okuduğum Ahmet Ümit kitabından sonra tekrar hayran oluyorum yazım şekline, karakterlerin derinliğine, işlenen konunun titizliğine...
Kitabın başı huzurla başlıyor ve olaya giriş yapılıyor sonrası ise bir serüven işlenen cinayetleri kimin yaptığını, neden yaptığını araştırıyor komiserimz her zamanki gibi. Kitapta katilin 12 sayısına verdiği önemin nedeni kitabın sonuna kadar heyecanla, varsayımlarla gidiyor, aynı zamanda biz de neden 12ye bu kadar önem verdiğini tahmin etmeye çalışıyoruz ve tabiki yaklaşıyoruz ama tam olarak tahmin edemiyoruz. İşte ben de bunu seviyorum tahminimin tam olarak doğru çıkmamasını beni her zaman şaşırtmasını. Kitapta komiser Ali'den bile şüphelendiğimiz oluyor hatta Başkomser Nevzattan bile, şaka şaka ondan şüphelenmiyoruz ama Ali baş şüphelimiz haline gelebiliyor. Kitabın sonu ise ters köşelerin olduğu heyecanın ise dorukta olduğu kısımlar, tam diyorsunuz evet yolun sonuymuş artık Başkomser Nevzata veda edeceğiz(tabi her zaman bekliyorsunuz bir yardım)öyle olmuyor ve o mutluluk, şaşkınlık paha biçilemez.
Ayrıca karakterler için söylemem gereken bir şey varsa da ; Ben şahsen körebeye bile hayranlık duydum ve onu anladım. Ayrıca Nevzatın yaşadığı kafa karmaşlarının aynısı bende de oldu bazılarını sorguladım bazılarını ben de onun gibi düşündüm. Kitabı okurken sanki o dünyada ben de Başkomser Nevzata yardım eden bir komsermişim gibi hissettim.
Konuyu işleyiş biçimine de şunu söyleyebilirim, benim kalbime dokunan yüreğimi parçalayan bir konu oldu çok üzüldüm ve çocuk tacizcilerine karşı olan duyarlılığım da bi hayli arttı. Aslında Ahmet Ümitin kitaplarını sevmemin bir nedeni de bu halkın sorunlarına bizi daha duyarlı yapması buna göz