Doğukan Ç.

Vahdettin, Alman generallere, Mustafa Kemal'i çok değer verdiğin ve çok güvendiğim bir komutandır diye tanıttı.
Reklam
Yeni padişah Vahdettin, onu dostça karşıladı ve eskiden nasılsa yine öyle davranır gibi göründü. Mustafa Kemal onun izniyle her zamanki düşüncelerini tekrarladı ve padişahın artık başkomutanlığı kendi eline almasını ve kendisini de kurmay başkanlığa getirmesini diledi. Belki zatı şahaneleri benim bu hareketimi yerinde bulmayacaklardır ama yeni Sultan'ın yapacağı ilk işin otoritesini göstermek olduğunu söylemek zorundayım. Vatanın milletin ve müttefiklerimizin güvenliğinin bekçisi olan bu kuvvet başkalarının elinde bulundukça siz de ismen Sultan olursun.
Bu arada Avusturyalı bir kızla flört etti. Kendisine Gönül veren ya da sonradan arkadaşlarına öğrenmek için böyle anlatan genç kız onunla evlenmek istiyordu. Mustafa Kemal ona umut vermemek için öfkesinde bir nişanlısı olduğunu söyledi. Kız üzüldü ve nişanlısının kim olduğunu sordu. Mustafa Kemal gülerek "Vatanım diye cevap verdi. Kızın yüzünde bir şaşkınlık ifadesi bilirmişti. Mustafa Kemal sözüne Ben askerim diye devam etti. Ömrümün sonuna kadar vatanıma sevmek ve onunla yaşamak zorundayım.
Bir gün Adlon otelde yalnız oldukları bir sırada veliaht, Mustafa Kemal'e dönerek Ne yapmam gerekiyor diye sordu. Mustafa Kemal tarihimizi biliyorsunuz diye cevap verdi. Osmanlı tarihi fiziği haklı olarak korku ve endişeye düşüren olayların benzerleri ile doludur. Şimdi size bir teklifte bulunacağım. Kabul ederseniz hayatımı sizin hayatınıza bağlayacağıma söz veriyorum. İzin verir misiniz? Buyurun. Henüz hükümdar değilsiniz. Ama Almanya'da imparatorun veliaht'ın ve bütün prenslerin birer görevi olduğunu gördünüz. Siz niye devlet işlerinden uzak kalıyorsunuz? Ne yapabilirim ki? İstanbul'a döner dönmez bir Ordu komutanlığı isteyin. Ben sizin kurmay başkanınız olurum. Hangi Ordunun komutanlığı? 5. Ordu'nun. Bu boğazları savunmakla görevli olan orduydu. Vahdettin itiraz etti: vermezler ki. Siz yine de isteyin. Şehzade ihtiyatla İstanbul'a dönüşümüzde düşünürüz diye cevap verdi.
Mustafa Kemal ile Vahdettin oldukça samimi ve ilişki kurmuştu. İttihat ve Terakki fıkrasını hiçbir zaman tutmamış olan veliaht, Talat'la Enver'den hoşlanmadığını ve onların ülkeye zarar verdiklerine inandığını Mustafa Kemal'e açıkladı.
Reklam