Ayça Açar

Ayça Açar
Okuyan, dans eden, konuşmak yerine bolca dinleyen...
Puan vermedi·504 syf.··
2021 16. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2021 17:19
Osman... Aslında o kadar büyük bir heyecan ve istekle okumaya başladım ki seni. Yeşil Peri Gecesi'nden sonra anlattıklarınla içime su serpeceksin sandım. Sana olan kızgınlığımı söndüreceksin diye umut ettim. Bir önceki kitaptan kafamda kalan soruların cevaplarını açıklayacaksın diye düşündüm.  Ama bunların hiç birini yapmadın! Bir umutla başladığım okuma serüvenim, inanılmaz bir hayal kırıklığı ile bitti. Kitap bitince ne kızgınlığım geçti, ne de sana olan acıma hissim. Hakkını yememek lazım. Ayfer Tunç inanılmaz bir karakter analizi sunmuş kitapta. Zaten kalemini de çok seviyorum Tunç'un. İkili bir anlatım tarzını kullanması da kitabın akıcılığını canlı tutmuş. Ama bir önceki kitaptaki gibi ne betimlemeler var bu kitapta, ne de o kitaptaki gibi olay örgüsü. Kısaca sevemedim bu kitabı! Belki Yeşil Peri Gecesi'ni bu kadar çok sevmeseydim, Osman'a bir şans verebilirdim ama o da belki. Ben sevemedim ama yine de mutlaka okuyun ve Osman'la bir tanışın derim. Yeşil Peri Gecesi'ni ise mutlaka mutlaka okuyun. Hatta hemen şimdi alıp okuyun.
Edebiyat
OsmanAyfer Tunç · Can Yayınları · 20208,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2019 13. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2019 13:47
Bir toplumun yeniden doğuşu, gelişimi nasıl olur, bir toplum nasıl uyanır ve uyandırılır işte tam da bunun hikayesi bu eser. Bataklıklar ülkesinden beyaz zambaklar ülkesine dönüşmenin hikayesi... Öğretmeninden din adamına, futbolcusundan köylüsüne kadar nasıl birlik olunur ve bir ülke nasıl kalkındırılır, işte onun hikayesi. Finlandiya’nın dirilişinin hikayesi! Kitabı okudukça Fin halkına hayran kalmakta ve aslında bu hikayeyi biz de tanıyoruz demekten kendini alamıyorsun. Eserin Atatürk’ü nasıl etkilediğini ve neden tüm okullarda okutulması gerektiğini söylediğini de damarlarına kadar hissediyorsun. Çok severek ve büyük bir hayranlıkla okudum. Bazı cümlelerden sonra durup düşündüm, kendime sordum: “Peki ya sen?” Çünkü kitap 1923 yılında yazılmasına rağmen hala bugünü ilgilendiren önemli tavsiyeler de içeriyor: “Lamba doldurunca her şey yolundadır, “ne yapayım?” diye sormaz o. Yanıp çevresine tertemiz, güçlü bir aydınlık saçar. Siz de birer canlı lamba olunuz, her biriniz, hayatın sizi koyduğu yerde işiniz-gücünüzle yanıp çevrenizi aydınlatınız!” Herkesin önce kendi çevresini ardından da evreni aydınlatması dileklerimle! Mutlaka okuyunuz!
Ak Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Timaş Yayınları · 2013124,5bin okunma
Puan vermedi·125 syf.··
2019 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2019 08:12
Melisa Kesmez ile ilk buluşmam bu kitap. Kitabın adı ilk çeken şey beni kendine. Sonra da öykü kitabı olduğunu görmem. “Her şeye rağmen kendi kozasını örmekten vazgeçmeyenlere” diye söylemiş ya kitabın arka kapağında yazar, tam da o var öykülerinde. Hayatın getirdiklerine rağmen kozasını örmekten vazgeçmeyenler ve onların kabuğunun dışına çıkma çabalarının öyküleri bu kitap. Beş öyküden en çok “Annemin Çadırı” öyküsünü sevdim ben. Öyküdeki kadın kahramanı kendime yakın mı hissetim? Hayır, aksine çok da uzak hissettim. Ancak bir kadının kendine ait bir dünya oluşturma ve o dünyasında yakaladığı mutluluğu okuyunca damarlarımın daha bir hızlı aktığını fark ettim. Kitapta yer alan betimlemeler hikayenin bazen içime işlemesine neden olurken, bazen de bir o kadar hikayeden uzaklaştırdı beni. Özellikle son hikaye olan Kız Kardeşim Handan’da “Haydi, sadede gel!” dediğim yerler bile oldu. Öyküleri okurken yer yer boğazımın düğümlenmesine şahit olsam da, çoğu zaman yüzümde hafif bir tebessüm bıraktığını da keşfettim. Sanırım bu kitapta ben en çok bu tebessümleri sevdim. Öykü severlere tavsiye ederim kesinlikle!
Nohut OdaMelisa Kesmez · Sel Yayıncılık · 201810,5bin okunma