Ayça Açar

Ayça Açar
Okuyan, dans eden, konuşmak yerine bolca dinleyen...
"Ruh, haram akçeyle değil, aşkla aydınlanır."
Puan vermedi·267 syf.··
2022 22. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2022 02:42
Aras ve Meriç ne de güzel söylemişler... Beş ay önce Ayça Açar hocamın seçkisi ile birlikte kendi minik okuma kulübümüzde birlikte başladığımız, fakat benim yarısına bile gelmeden bıraktıktan sonra araya aylar girmesiyle, İstanbul gezim dönüşünde elime yeniden aldığım ve yarım bıraktığıma bin pişman olduğum kitaptır Kapalıçarşı... Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve diline, cümleleri kurarken başvurduğu kelime oyunlarına hayran kaldığımı söyleyebilirim. Sizinle sohbet eden bir kitap okuyorsunuz. Barındırdığı tarihi unsur ve olaylarla, kişilerle karşılaştıkça eliniz sürekli bir şeyleri araştırmaya gidiyor ki benim önceden bilmediğim ve kitap sayesinde öğrenmiş olduğum "Mihrimah Sultan Câmii hikâyesi" kendi içimde en çok hoşuma gidenidir... Manevi bir aşk hikâyesinin, iki mermerinin ebedi aşkının etrafında kurulmuş inanılmaz tatlı bir roman benim için Kapalıçarşı. Kocaman bir tarihin minicik bir kısmının içine götürüyor sizi. O çarşıda dolanıyor, kitabın bir bölümünde Pîr'in verdiği davette buluyorsunuz kendinizi. Film tadında ve oldukça keyifli bir roman. Kitabı okumama vesile olan sevgili Ayça Açar hocama teşekkür eder, buraya kadar okuyanlara da ben tavsiye ederim efendim... Bir sonraki İstanbul seyahatimde, Kapalıçarşı'ya uğrayacak olursam gözlerimin Meriç'i arayacağından hiç şüphem yok.
KapalıçarşıFuat Sevimay · Hep Kitap · 2017538 okunma
Ayça Açar
Umarım birgün birlikte gider ve birlikte ararız Meriç'i 🙏♥️
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
9/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2021 283. kitabı
‘’Ah, kimselerin vakti yok. Durup İnce şeyleri anlamaya.’’ Bu dizeleri sana mı yazdılar Osman? Sen neler yazdın bize Osman? Ilık ve huzurlu bir ilkbahar esintisiyle yazmaya başladığın günlüklerini gövdesi hayat kadar yaşlı, hayat kadar yeşil ve umut dolu bir ağacın dallarına bir dilek gibi astın ya… Sarsıcı bir roman… Işıkları cılız yanan bir caz kulübün de soru cevaplarla başlayan hikaye yine başladığı yere Osman’ın ışıkları tamamen kapattığı ana dönüyor. Bu araya okyanus kadar derin ve büyük bir hayat sızıyor. Osman, o hayatın kıyısında sizi naiflik ve incelikle dolu gemisinde bekliyor. Rüzgarına kapıldığınızda o gemiyle büyük dalgaların içinde buluyorsunuz kendinizi… Güneşli günlerde heyecan dolu renkli adalar keşfediyorsunuz. Fırtınaların büyüdüğü geminin su aldığı günlerde yitik bir adamın ruhunu taşa bağlayıp okyanusun dibine gönderdiğine şahit oluyorsunuz. Böyle günlerde kaptan defterini daha çok dolduruyor Osman… Defterin her sayfasını bir şişeye koyup hayallerle dolu limanlara sallıyor. Şişelerin içine balıklar, Osman’ın içine kederler giriyor. “Hayat seni öyle bir noktaya getirir ki kendini sevdiklerinle savaşırken ve nefret ettiklerinle sevişirken bulursun.” Bu sözleri senin ruhuna mı yazdılar Osman? Sen ne sanmıştın ki Osman? Kurtuluş sadece ölümden sonra cehennemden kurtulmak değildir. Yaşarken, bazen kendinden bazen insanlardan kurtulabilmektir Osman. Sen ne kendinden ne de o insanlardan kurtulabildin. Osman; Nişantaşın’da doğmuş ailesi varlıklı, babası despot, annesi melek, kardeşi öteki olan yetenekli bir hayalperest. Babası Necmi Bey her ne kadar profesör olsa da varlıklı bir yoksul… Çocuklarının başaramadıklarını başarması için esir alan babalardan. Osman romanda ters bir kimlik çiziyor babasına karşı. Dayatmalarına karşı bir çıkış yolu
Edebiyat
OsmanAyfer Tunç · Can Yayınları · 20208,4bin okunma
Ayça Açar
Yeşil Peri Gecesi'ni okudunuz mu?
"Nişanlın neden kafeste?" diye sordum. Halkını sevdiği içinmiş. "Sen niye buradasın?" diye sordum Nevin'e. O da halkını sevdiği için buradaymış. Ben büyüyünce halkımı hiç sevmeyeceğim. Halkını sevenler hep kafese giriyor.
Sayfa 23 - Can Yayınları, 32. baskı
Edebiyat
Ayça Açar
Bu sahneyi çok iyi hatırlıyorum 🤗