Beyaz diş ; dörtte biri köpek olan vahşi doğadan insanların (insan-hayvanlar, tanrılar) eline düşmüş kurt.
Kitap sizi içine alıyor , sürükleyici ve etkileyici bir anlatımı var.
"Jack London nasıl bir kurt gibi düşünür ve bunu böyle açıklayıcı anlatabilir ? " diye sormadan edemedim kendime. Bir kurt ile insan arasındaki yaşamsal tesbitlerine de hayran kalmamak elde değil.
"Dünyanın özgürlükten ibaret olmadığını yaşamı sınırlayan, kısıtlayan şeyler bulunduğunu başına vura vura öğretmişti ona." diyor Jack London.
Beyaz diş için de böyle başlıyor yeni yaşamı .Acımasız insanoglunun bir hayvana yaptıklarını okurken içiniz nefretle dolabilir ve yaşam dediğimiz bu hayatta kendi yaratılışına ters davranan tek varlığın insan olduğu sonucuna varabilirsiniz.
"Bekleyen vaşak da, bekleyen kirpide yaşamak istiyordu,
Gel gelelim oyunun kuralı öyle bir acayipti ki,
Birinin yaşaması öbürünü yiyip yutmasına,
Öbürünün yaşaması da yenilip yutulmamasına bağlıydı"
Kitabın sonunda Beyaz diş'in ölmemesi mutlu etti .Bence hayvanlar ölmemeli ama bu yaşamı onlara zindan eden insanlar ölmeli.