asyabaş

8/10
·300 syf.··
2019 12. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2019 07:40
Cesur Yeni Dünya istikrarın sağlanmış olduğu "Ford hazretleri" diye hitap edilen Mustafa Mond adında Londra denetçisi tarafından yönetilir. Öyle bir dünya düşünün ki hiyerarşik bir düzen içinde iki milyar insan dünyaya doğarak değil,embriyo şişelerinde döllendirilip kuluçkadan çıkarılmıştır. Bu yüzdendir ki bu Dünyada yaşayan insanlar için romanda "anne" kavramı ahlaksızlık olarak görülür . Çocukluk döneminde sürekli itaati ,maddi tüketimi ve "herkes herkes içindir" sloganıyla önüne gelen ile ilişki yaşamanın erdemleri hipnomedya (uykuda öğrenim) metoduyla çocukluktan telkin edilmeye başlanır. Aldous Huxley romanını yazarken Amerika ziyaretleri sırasında evlenme sayıları ile boşanma sayılarının eşitlenmiş olduğunu farketmiş ve "herkes herkes içindir "sloganının çok geçmeden gerçekleşeceğini öngörmüş olabilir:) Romanda bu ütopik Dünya ya kızılderili köyünden bir vahşi (John) gelir. Shakespeare okuyan bu adam olup biteni sorgulamaya başlar. En çok ilgimi çeken konuşma ise John'u Cesur yeni Dünya 'ya getiren Bernard ile geçer; __Mideni bozan birşey mi yedin? Vahşi başıyla onaylar; __Uygarlık yedim. Kitabı okurken kendinize şu soruyu sormanız olası; hepimiz biraz uygarlık yemiş olabilir miyiz? Eğer cevabınız evet ise Aldous Huxley 'in ütopik romanı kısmen gerçekleşmiş demektir:) Yine muhteşem bir tespit olarak yazar şöyle diyor; "Gerçekten etkili totaliter devlet,siyasi patronların ve onların yönetici ordularının tüm güçleri kendisinde toplayan hükümetinin , kölelerden oluşan nüfusu köleler köleliklerini sevdikleri için zor kullanmaksızın kontrol ettikleri Devlettir" Gerorge Orwell 'in 1984 'ü kadar başarılı bulmasam da okunası bir romandır. Zaten yazar romanı için ciddi kusurları olduğunu söyler önsöz de bunu şöyle açıklar; "Bir sanat eseri kadar epey bir
Yeni Cəsur DünyaAldous Huxley · Qanun Nəşriyyatı · 201873,3bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·268 syf.··
Beğendi
·
2019 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2019 18:52
Sabahattin Ali'nin Kurk mantolu Madonna ve kuyucakli Yusuf romanlarından sonra okuduğum üçüncü eseri.. İçimizdeki şeytanı yazarken yazar,oluşturduğu olay örgüsüyle yaşadığı dönemi yermek istemiş . Okumadan önce araştırma yapmamış olsaydım romanda geçen karakterlerin döneminde yaşayan bazı kişileri temsil ettiğini tahmin edemezdim. Nihal Atsiz'a göre Sabahattin Ali başlarda milliyetçi olup Almanya 'ya tahsile gittikten sonra fikirleri değiştirip milliyetçi kesime ateş püsküren bir komünist olmuştur (böyle komünistliğe can kurban:) ) Romanda baş karakter Ömer büyük ihtimalle Sabahattin Ali'dir. Ömer herkesle arkadaşlık eden fikirlerini beğenmediği önemsemediği insanlarla aynı ortamlarda bulunur. Ömer'in en yakın arkadaşı Nihat'tır ve maddiyatcı,bencil bir adam olarak öne çıkarılır. Gerçekte Nihat ,Nihal Atsız imiş Romanda Nihat, idealist gençlere hakaret eden sert bir usuba sahip.Yine Nihat'ın yakın arkadaşı İsmet şerif'in Peyami Safa ,Emin kâmil in ise Necip Fazıl Kısakürek olduğu anlaşılıyor. Yazar Emin kâmil 'i anlatırken "...şair Emin kâmil iş güç sahibi olmayan bir mirasyedidir. Ömrünün büyük bir kısmını babasının Yeşilköy civarindaki evinde oturup avlanmak,köpek beslemek ve senede birkaç derin manalı şiir yazarak edebiyat meraklılarını mesut etmekle geçiriyor." der. Velhasıl Sabahattin Ali döneminin aydınlarını bu kitapla yerden yere vurmuş meğerse.. "Etrafımız o kadar çirkefle dolu ki, temiz kalmak için bir tek çare kendi dünyamıza çekilmek ve muhitle, hiç olmazsa manen, alakamızı kesmektir." Gerçek yaşamında da alçak bir cinayetin kurbanı olmuştur Sabahattin Ali. Güzel roman,güzel adam okuyun derim..
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209,2bin okunma
Puan vermedi·705 syf.··
Beğendi
·
2019 4. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2019 01:20
Suç ve ceza enfes bir dostoyevski romanıdır.Bunca yıl önce insanları bu kadar iyi tanımlayan ve çözen bir adam bilge değildir de nedir ? Keza Friedrich Nietzsche'ye göre; "bütün zamanların en büyük psikoloğu olan yazar " olması da şaşılacak bir şey değildir. Romandaki ana karakter Raskolnikov suçlu ve katil olarak öne çıkarılır ve buna rağmen sempati beslememek imkansızdır.Okurken bir katili sevebilmenize şaşırabilirsiniz.Raskolnikov'un hezeyanları ve işlediği suç ile pişmanlık duymama hali etkisi altına aldı beni diyebilirim. Hatta bir yerde Dostoyevski'nin bu romanı yazdıktan sonra bir savcının ,bu kadar bir katilin ruh halini yazabildigine göre geçmişinde dostoyevski'nin bir suç işlemiş olabileceğini savunduğunu okudum . 600sayfa yazıp bu kadar açık bir dil ve sürükleyici bir anlatımın olması ilgiyle okumamı sağladı. Jorge Luis borges tarafından suç ve ceza şöyle tarif edilir; Aşkı ilk yaşamak ,denizi ilk görmek gibi, dostoyevski'yi de keşfetmek insanin hayatindaki en önemli tarihtir. Kahramanları bir katil ve orospu olan bu roman bana çevremizdeki savaştan da yıkıcı ve etkileyici geldi. Raskolnikov'un sevdiği Sonya'nin ayakları dibinde söyledikleri şu söz,kitabı bitirirken kafamda yankılanıp durdu; "Ben senin önünde değil insanlığın çektiği acıların önünde eğildim."
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,5bin okunma
Puan vermedi·375 syf.··
2019 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2019 02:04
Emir ile Hasan.. İki dostun hazin hikayesi..Hayatımda ilk defa bir kitabı okurken ağladım.Galiba filmi de varmış ama bu kadar etkileyici olacağını zannetmiyorum. Dostluk,sadakat ,ihanet bir çerçevede anlatılmış ve hayatlarını etkilemiş insanlar .Yazımı akıcı ,merak uyandırıcı,yalın ve duygu yüklü.. Savaşın korkunç yüzü .Parçalanmış aileler ..Allah adına insanlarin yaşamı hakkında hüküm veren yobaz zihniyetin bir ülkeyi felakete sürüklenmesini okurken vicdanınız yaralanacak. Ama herşeye rağmen yaşam bir Hint filmi değil.Afganlarin en sık yineledigi deyiştir: Zendagi migzara.. Hayat devam ediyor..
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,5bin okunma
Puan vermedi·258 syf.··
Beğendi
·
2018 35. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2018 01:29
Beyaz diş ; dörtte biri köpek olan vahşi doğadan insanların (insan-hayvanlar, tanrılar) eline düşmüş kurt. Kitap sizi içine alıyor , sürükleyici ve etkileyici bir anlatımı var. "Jack London nasıl bir kurt gibi düşünür ve bunu böyle açıklayıcı anlatabilir ? " diye sormadan edemedim kendime. Bir kurt ile insan arasındaki yaşamsal tesbitlerine de hayran kalmamak elde değil. "Dünyanın özgürlükten ibaret olmadığını yaşamı sınırlayan, kısıtlayan şeyler bulunduğunu başına vura vura öğretmişti ona." diyor Jack London. Beyaz diş için de böyle başlıyor yeni yaşamı .Acımasız insanoglunun bir hayvana yaptıklarını okurken içiniz nefretle dolabilir ve yaşam dediğimiz bu hayatta kendi yaratılışına ters davranan tek varlığın insan olduğu sonucuna varabilirsiniz. "Bekleyen vaşak da, bekleyen kirpide yaşamak istiyordu,  Gel gelelim oyunun kuralı öyle bir acayipti ki,  Birinin yaşaması öbürünü yiyip yutmasına,  Öbürünün yaşaması da yenilip yutulmamasına bağlıydı" Kitabın sonunda Beyaz diş'in ölmemesi mutlu etti .Bence hayvanlar ölmemeli ama bu yaşamı onlara zindan eden insanlar ölmeli.
Beyaz DişJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202095,7bin okunma