..
Ben senin en çok gözlerini sevdim
Kah çocukça mavi, kah inadına yeşil
Aydınlıklar, esenlikler, mutluluklar
Hiç biri gözlerin kadar anlamlı değil
Ben senin en çok gülüşünü sevdim
Sevindiren, içimde umut çiçekleri açtıran
Unutturur bana birden acıları, güçlükleri
Dünyam aydınlanır sen güldüğün zaman
...
Ümit Yaşar Oğuzcan
Bir duruşu olmalı insanın
Bir bakışı, bir anlayışı
Bir aşkı, bir davası olmalı
Gökyüzüne bakmayanların
Kalbi daha çok kirlenir
Ve insan en çok göğe vurgun
Sonra zifiriliğe, şiire
Ve hep Allah’a
Uçmayı öğrenmeden, göçmeye mecbur
Kalmış bir kuş gibi kalbimiz
Ah şu yalnızlık kemik gibi
Ne yana dönsem batar
Çünkü kırıldım, avuç uçlarıma kadar
Şu küçücük kalpte nice hakkın yüklü
Beni kabullen, kendini yanına al, gidelim
Çıktığım her yerin kapısını
Sert kapatmamla tanınırken
Senin kapın çarpmasın diye
Arasına elimi koydum
Şimdi yoksun üstelik uzaktasın
Ellerin yapayalnız biliyorum
Gözlerin dalıyor yine
Hep benim için olmalı
Yine de biri çıksa, nasılsın dese
Alışkanlıkla iyiyim diyeceğim
Neyse
Bitti o şiir
Başka mısra gerekmez
Cahit Zarifoğlu
Ahmed Arif'in "ben bütün bu manasız iç sıkıntılarından senin var olduğunu hatırlayarak sıyrılıyorum” dediği bir yer olmadı bende hiçbir zaman çünkü hayal kırıklığıyla sonuçlandı, benim de sorunum bu herhalde...