Aslı Bozacı

Aslı Bozacı
@Aslibozi
7 okur puanı
Aralık 2022 tarihinde katıldı
Pencere önünde çiçekler kurudu. Dosyaların durduğu dolap üzerindeki kaktüs yaşamaya devam ediyor.
Sayfa 99
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Istasyonlara yorgun yolcular inecek. Uykusuz gece geçirenler yorgun kalkacak. Uzun uyuyanlar da yorgun kalkacak. Kimi mutlu, kimi acılı, kimi sevgi ile geçirdiği gecenin aşkı ile uyanacak. Kimi öfke ile. Kimi kendine güne nasıl başlayacağını soraçak. Kimi bir intiharı düşünecek. Kimi özlem duyduğu bir kenti. Özlem duyduğu bir insanı. Kimi bugün beklenmedik bir ölümle ölecek. Kimi yalnız dağlar ve tarlalarla tanıdığı dünyasına bakacak. Kimi tanrısına yakaracak. Kimi bir silahla birisini öldürecek. Kimi birilerini öldürmek için bir yerlere bomba atacak. Pankart asacak. Kimi ölümle yargılanacak. Kimi barış konferanslarına katılmak için uzak bir yolculuğa çıkacak. Bütün ülkelerin ordularının askerleri insan öldürme talimi yapacak. Kimi ülkede bir darbe olacak. Gazeteler basılmıştır. Radyolar sabah programına çoktan başlamıştır. Akdeniz'de balıkçılar balık ağlarını çoktan sulardan çekmiştir. Akdeniz'de kadınlar kapılarının önünü çoktan süpürüp sulamıştır. Kamyonlar, arabalar yollardadır. Buzhanelerde bugün gömülmeyi bekleyen cesetler vardır. Sonsuz dünyanın, sonsuz yazlarından bir sabah.
Elimin nereye değin uzanabileceğini bilmiyorum. Karşıdaki sayısız pencerelere. Önündeki kurumuş ağaca. Belki de gerilmiş ipe değin. Kalabalık. Çığlıklar. Tüm kollar havaya kalkıyordu. O şapkasını çıkardı başından. Gözlerinde yaşlar belirdi gene. Ben belki de her gece aynı yerde oturuyorum. Düşünmemek için. Konuştukları sözler kulaklarıma değin geliyor. Duymuyorum. Gözlerim hep onlarda. Gözleri yaşlıyken bir daha göremeyecekti beni. Oysa ki hep karşımda. Hep o. Tahta evimizin ardından bir tepe yükselirdi. İnce bacaklarım oraya tırmanır. Kasabaya bakardım. Sessiz. Soğuk.
Sayfa 1
Ne tuhaf, çocukken görünmez olmak isterdim, meğer zaten görünmezmişim, dahası herkes meğer görünmezmiş. Kalp saklı, gizli, sırlı, hileli, sahibinden bile ayrı iş ve oluşlarda, sahibinden bile saklı emel ve arzularda, kendi isteklerini yaptırabilmek için kendini ve arzularını başka türlü gösterebilme hünerinde ise, istekleri hep masum sebeplerle istinatlı ama aslında tam tersi ise ve insan neyi niçin istediğini ve yaptığını hep sonradan öğreniyorsa... ama kalbi hakkında kendine hele başkalarına konuşabiliyorsa bu çirkin gizlilik, bu kapaklılık, ömür boyu süren bu aldanış, bu zilletli sonu gelmez aldanış bizi zaten görünmez yapmamış mı? Hep arkasından başkalarının, ölmüşlerin konuştuğu gölgelerle, insan siluetleri ile, başkasının sözü ve düşüncesi başkasının bedeninde, başkasının niyetinde, sır dolu, acıklı aldanışlar, sonu gelmez hüsranlar, hayaller, hayallerine sahip çıkamayanlar, hayal hırsızları, uygun bedenlere yapışıvermiş yapma, edinilmiş kalpler, kalbini şekilden şekle, halden hale sokanlar, yerden yere sokan, her kapının açılışını yapanlar... Keşke başka şey dileseymişim... Görünür olmayı, göründüğümden olmayı, görebilir olmayı dileseymişim, acaba kabul olur muydu? Zaten mevcudu istedim diye mi kabul oldu?
Sayfa 41
Karar vermek için harcadığım onca zamanı düşünüyorum. Neleri kaçırdığımı zihnimde canlandırıyor. Bütün hayatım. Tümünü seninle kaçırdığımı bir kez daha anlıyorum. Neredeyse tümünü. Bunu tekrar fark etmek her zaman öyle kötü ki. Ama aynı zamanda seni hep en çok o zaman seviyorum. Midemdeki marazi yumruk ile kalbime benzeyen bir şeyin zaman atlamalı çiçek açısı şimdi el ele gidiyor. Kumullarda seninle uzanmak. Okyanusun sesi. Kumul otlarındaki rüzgârın sesi. Aynı ses. Okyanus, rüzgar ve sen, arada fark yok.