Saadettin hocam bu kitabında İslam medeniyeti tasavvufunun mimariye etkisini, aynı zamanda modernitenin sanata dayattığı koşulları ele almış ve bunları bir biri ile kıyaslamis. Sanatın, yetişmiş olduğumuz kültüre göre ruha hitap etmesine vurgu yapan çok naif bir kitap.
Üstâdın şiirlerinin derlendiği bu eserde hangi birini anlatmalı ki? Bir istanbul aşığı olarak elbette başta Canım İstanbul şiirinden bir kısım paylaşmak isterim:
"Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.
Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale.
İstanbul benim canım;
Vatanım da vatanım...
İstanbul,
İstanbul..."
Rahmet ve dua ile..
ÇileNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 202325,2bin okunma
Hakan Günday'ı tanıdığım ilk kitabıdir Az. İki farklı yaşam, iki farkli acılar, iki farklı Derda.. Kalemi öyle güçlü öyle sert ve yalın ki yüzünüze yüzünüze çarpıyor anlatılanlar.
5 yaşında bir erkek çocuğunun kendi gözünden akıl almaz yaşantısı :) Her bir sayfasını keyifle okuduğum, diğer sayfasıni merakla çevirdiğim ve bolca güldüğüm bir kitapti benim için :))
Kitabı okumaya başladığınızda sizi içine çeken, romana da ismi verilen baş karakter mücella'nin masum hikayesinde kayboluyor ve sonunda acılı bir hisle; "ah Mücella" derken buluyorsunuz kendinizi. Kalbi yarım,kırık ve buruk bırakan "keşke böyle bitmese" dediğim bir romandi.