Ben içimdeki erkeği öldürdüm sözü biyolojik erkeği değil; egemenlik, tahakküm, iktidar, sahiplenme ve denetim üzerine kurulu erkeklik zihniyetini kastediyor. Bu bir toplumsal öldürmek değil, aksine toplumu yeniden özgürleştirmek, eşitlikçi bir yaşam mümkün kılmak için yapılan en köklü zihniyet dönüşümüdür. Toplumu öldüren şey erkeklik değil; hegemonik erkeklik dediğimiz iktidar biçimidir. Kadını nesneleştiren, sevgiyi güç göstergesine çeviren, ilişkiyi denetime indirgeyen, şiddeti meşrulaştıran anlayışı.
Önderlik bu zihniyetin kendisiyle hesaplaşmayı söylüyor. Yani yok ettiği erkek değil tahakküm ilişkisidir.