Dünyanin en uzun nehri, en büyük selalesi, çölü, sürüngeni, mati buradaydi. Sihirliydi Afrika. Dünyanin en büyük tuz Assal Gölü'nden çikmaktaydi. Öyle verimliydi ki, Afrika diye gösterilen o kurak,çatlamış, açliktan ölmek üzere olan insanlarin fotografları kocaman bir aldatmacayd. Herkesi burdan uzak tutmanin aldatmacas1. Bu gezegende, insanligin dogdugu yerdi bu topraklar. 200 bin yıl öncesine ait, dünyanin en eski insan kalintilari burada ulundugu halde, sanki insanik bu gezegende sadece 6 bin yildur varmis gibi tarih kitaplarina yüzlerce yalan dizilmisti.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bu insanstlarin tarihinden ögrendigi bir sey varsa, o da insanclarin kadinlarinin katilmadigi hiçbir hareketin devrime dönüşememiş olduguydu. Insanstlar belki fark etmemislerdi ama devrimleri daima kadinlar yaptyorlardi. Çünkü annelerdi uygarlık ruhunu koruyanlar
Bu gezegende olanlari durduracak güçte kim varsa, evrenin hangi kösesinde olursa olsun onları bulacağım," diye yemin etti ruhunun sessizliginde, o kisilerin bir tek Sonje ve kendisi oldugunu bilmeden.