Kozet ağlamıştı, Kozet'in gözleri kızarmıştı. Delikanlının ilk sözü:
-Neyin var? diye sormak oldu. Kozet titreterek, cevap verdi:
-Babam bana hazırlanmamı söyledi, acele işlerinin olduğunu, belki buradan gideceğimizi bildirdi.
Marius birden, buzdan bir el kalbini sarmış gibi tepeden tırnağa ürperdi. Hayatının sonuna yaklaşanlar için ölmek gitmektir, hayatın henüz başlangıcında olanlara gitmek ölümdür.
..."Tanrım, biliyor musunuz,yaşlanmayı öylesine büyük bir sabırsızlıkla bekliyorum ki. Gençlik bir göz boyamadan başka bir şey değil, gazete ve kitapların bir göz boyaması! Yaşamın en güzel çağıymış! Yaşlı insanlar, hayatlarından her zaman memnunmuş gibi bir izlenim bırakmıştır üzerimde. Gençlik yaşamda en çetin çağdır. Örneğin, ileri yaşlarda hemen hiç kimse kalkıp canına kıymaz"
"Hala sorumdan kaçıyorsunuz Josef. Kendi yaşamınızı tam anlamıyla yaşadınız mı? Yoksa yaşam mı sizi yaşadı? Siz mi seçtiniz? Yoksa o mu sizi seçti? Sevdiniz mi? Yoksa pişman mı oldunuz? Yaşamınızı tamamlayıp tamamlamadığınızı sorarken anlatmak istediğim buydu. Yoksa boşa mı harcadınız? Babanızı ailenin başına gelen bir felaket yüzünden çaresiz bir halde dua ederken gördüğünüz rüyayı hatırlayın. Siz de onun gibi değil misiniz? Siz de çaresiz bir halde,asla yaşayamadığınız bir hayatın yasını tutmuyor musunuz?