Kadın düşmanlarının kadınları nasıl aptal yerine koyabildiklerini anlamaya başlamıştım. Kadın düşmanları
tanrı gibiydiler: încitilemez ve tepeden tırnağa güçlü. Yeryüzüne iniyor ve sonra gözden kayboluveriyorlardı. Ele geçirmek olanaksızdı onları.
Ama steno bilen bir edebiyat mezunu bambaşka bir şeydi. Öyle birini herkes isterdi. Gelecek vadeden bütün genç adamlarca aranır ve sonra da birbiri ardına heyecan verici mektuplar yazardı.
Ne var ki ben erkeklere herhangi bir biçimde hizmet etme fikrinden nefret ediyordum. Ben kendi heyecan verici mektuplarımı kendim yazdırmak istiyordum.
Dahası, annemin bana gösterdiği kitaptaki steno işaretleri t eşittir zaman ve s eşittir toplam uzaklık kadarkötüydü.
Sonradan Buddy, kadına çektiği acıyı unutturacak
bir ilaç verilmiş olduğunu ve küfredip inlediği zaman
gerçekte ne yaptığım bilmediğini, çünkü bir çeşit yarı uyku halinde olduğunu söyledi bana.
Bunun ancak bir erkek tarafından icat edilecek bir ilaç olduğunu düşündüm. Bu kadın korkunç sancılar içindeydi ve çektiği acının her nebzesini duyduğu besbelliydi,
yoksa böyle inlemezdi. Yine de doğruca eve
gidip bir kez daha gebe kalacaktı. Çünkü ilaç sancının ne kadar kötü olduğunu unutturacaktı ona. Ama içinin
gizli bir köşesinde, o kapısız, penceresiz, kör veuzun koridoru bir kez daha açılıp onu derinliklerine almak için bekleyecekti hep.