"Yok sayma çağı, belki de. Oysa dikkatli bakanlar, bugün bir ezop masalında, bir Süleyman meselesinde, bir Öklit teoreminde, bir Atina senatosunda, bir Roma hukukunda, bir Nasa gözlemevinde bir kraliyet armasının deseninde, paranın şeklinde, ölçünün ve tartının derecelerinde hep Sümer'in, Babil'in, Asur'un, Akat'ın, kısaca Doğu'nun derin izleri ve öncülüğü olduğunu kolayca göreceklerdir, beş bin yıl, on bin yıl evvvel... "
"Sanayi devriminden sonra Batı dünyası, geçmişte yapılmış her güzel şeyi kendi atalarına bağlama gibi bir hastalığa kapıldı maalesef. Kültür tarihçileri arasında Sümer diye bir medeniyetin varlığını ortaya çıkarmaktan bugün pişmanlık duyanlar bile vardır zannederim. Oysa yüz sene kadar evvel Osmanlı topraklarına bilim adamlarıyla, arkeologlarıyla, askerleriyle saldırırken niyetleri yalnızca insanlığın kökenini aramaktı. Batılı atalarını bulacaklarını düşünüyorlardı ama karşılarına bambaşka bir Doğulu adam çıktı. Ve baktılar ki buldukları her şey kendilerini değil, Doğuluları işaret ediyor, Doğu birdenbire barbar ilan ediliverdi. "