Atacan Ağüzüm

Atacan Ağüzüm
Yarım porsiyon aydınlık.
Her şeye dışarıdan bakıyor, kendini önünden geçen şeylerin çok uzağındaymış gibi hissediyor, bütünü seçebilse de ayrıntıları fark edemiyordu.
Sayfa 531 - Cilt-2·Kitabı okudu
Reklam
İç savaş ne anlama geliyordu? Yabancı bir ülkeyle savaş diye bir şey var mıydı? İnsanların tüm savaşları kardeşler arasında gerçekleşmiyor muydu? Savaş sadece amacına göre tanımlanabilirdi. İç savaş ya da yabancı ülkeyle savaş diye bir şey yoktu; sadece haksız ve haklı savaş vardı. İnsanlığın o büyük uzlaşmayı sağlayacağı güne kadar, en azından acele eden geleceğin geç kalmış geçmişe karşı savaşması zorunlu olabilirdi. Bu savaşı neyle suçlayabilirdik ki? Savaş utanca, kılıç hançere ancak adaleti, ilerlemeyi, aklı, uygarlığı, gerçeği yok ettiği zaman dönüşebilirdi. Bu durumda, iç savaş ya da yabancı bir ülkeyle savaş haksızlaşmış olur ve suç olarak adlandırılırdı.
Sayfa 462 - Cilt-2·Kitabı okudu
Mezara yaklaştıkça insanın bakış açısı genişler; ölüme yakın olmak gerçeği görmek demektir
Sayfa 462 - Cilt-2·Kitabı okudu
Çaresi olmayan şeye dayanmalı
Sesli kitap·Kitabı okudu
Madamlar işler yolunda gitmiyor. çöp yığınları küçülmeye başladı. insanlar aldıkları hiçbir şeyi atmıyor, hepsini yiyorlar.
Sayfa 401 - Cilt-2·Kitabı okudu