Ürkütücü varsayımların bizi bir taşkınlık seli gibi kuşattığı ve beynimizin bölmelerini şiddetle zorladığı anlar vardır. Söz konusu olan sevdiğimiz bir kişiyse, ihtiyatlılığımızın keşfedemeyeceği çılgınlık yoktur.
En büyük saçmalıklar, sıklıkla tipkı kalın ipler gibi küçücük şeylerin bir araya gelmesinden yapılmıştır. Bir halatı alıp, onu oluşturan iplikleri ayırdıktan sonra hepsini teker teker koparırsanız “Bu da neymiş!” dersiniz. İplikleri örüp bir araya getirdiğinizde ortaya devasa bir şey çikar; bu, Doğu'daki Markianos ile Batı'daki Valentinianus arasında tereddüt eden Attila’dır; bu, Capua'ya gelmekte geciken Hannibal'dir; bu Arcis-sur-Aube'da uyuyakalan Danton'dur