Hakan Günday'ın farklı bir tarzı var. Kinyas ve Kayra'dan sonra okuduğum ikinci kitabı bu yazarın. Her iki kitapta da karakterlerin yer yer abartıldığını düşünmüş, fazla marjinal bulmuştum. "Bu kadarı da olmaz ya" demiştim. Ama kitapların farklı bir çekiciliği var. Betimleme ve metafor konusunda çok başarılı yazar. Yeraltı edebiyatının ülkemizdeki nadir temsilcilerinden. Dolayısıyla biraz sert bir dili var ve düşüncelerini aktarmaktan çekinmiyor. Akıcı da bir kitap. Olaylara dahil olduğunuzda akıp gidiyor.
PiçHakan Günday · Doğan Kitap · 201911,6bin okunma
Yedi gün çalışırız. Günde on iki saat. Belki on dört. Her gün aynı kıyafeti giyeriz. Kirleniriz. Yıkanırız. Zaman geçer. Hiçbir şey gelmez aklımıza. Sadece ağır demir parçalarını bir yerden diğerine taşırız. Bazen çekiçler alıp elimize, sıcak demirlere vururuz. Öğlenleri bir ekmeğin içine serpiştirilmiş beyaz peynir yeriz. Hayvan gibi yeriz. Litrelerce su içeriz. Terleriz. O kadar çok çalışırız ki yaşadığımızı unuturuz.
Sonuç olarak, mahvedilmiş hayatlar, yetenekler ve kaçırılmış fırsatlarla dolu yıllar hakkında konuşmak zevklidir eğer o hayatlar, yetenekler ve yıllar size ait değilse.