Ares ares

Ares ares
@Ates8
Bilim, kendimizi ve başkalarını kandırmamanın en gerçek yoludur.
266 okur puanı
Mayıs 2017 tarihinde katıldı
Gösterdiğim gibi 'bebek endüstrileri' koruma uygulaması daha önce de vardı. Fakat bunu ilk kez bir teoriye dönüştüren ve adlandıran kişi Hamilton'dur ('bebek endüstri' terimi onun tarafından icat edilmiştir) . Teori daha sonra, genellikle yanlış biçimde bu teorinin babası olarak bilinen Frederich List tarafından geliştirilmiştir. List başlangıçta hakikaten bir serbest ticaret ticaret yanlısıydı; dünyanın ilk serbest ticaret anlaşmalarından biri olan Alman Zollverein'ın veya Gümrük Birliği'nin önde gelen savunucularından biriydi . List bebek endüstri tezini 1 820'lerde ABD'deki siyasi sürgün dönemi esnasında Amerikalılardan öğrendi. Hamilton'un bebek endüstri tezi pek çok ülkenin ekonomik gelişme programına kuşaklar boyunca esin kaynağı ve serbest ticaret yanlısı iktisatçılar için umacı (bete noire) olmuştur. Hamilton Rapor' da ülkesinin sınai kalkınması bakımından bir dizi tedbir önermiştir. Bunlar arasında korumacı gümrük tarifeleri ve ithalat yasakları, sübvansiyonlar, çok kritik hammaddeler için ihracat yasakları, sınai girdiler için ithalatta liberalizasyon ve gümrük verigisi iadeleri, icatlar için ödüller ve patentler, ürün standartlarının düzenlenmesi ile finansal ve ulaştırma altyapısının geliştirilmesi vardır.27 Hamilton'un haklı olarak bu politikaların uygulanmasında çok ileri gidilmesinin yaratabileceği sakıncalara dair uyarısı bir yana, bunlar her durumda hayli etkili ve 'aykırı' politikalardı. Eğer Hamilton bugün gelişmekte olan bir ülkenin maliye bakanı olsaydı, İMF ve Dünya Bankası onun ülkesine borç vermeyi kesinlikle reddeder ve bakanlıktan alınması için girişimde bulunurlardı. Hamilton'un Rapor'unun sonrasında Kongre'nin çalışmaları onun tavsiyelerinin çok gerisinde kaldı. Bu durumun sebebi büyük ölçüde, o dönemdeki ABD siyasetine ülkenin sanayisinin
Reklam
Alexander Hamilton Amerika’da 1 789' da şoke edici ölçüde genç bir yaşta, 3 3 ' ünde, ülkenin ilk maliye bakanı (hazine sekreteri) oldu . 179 1 'de Hamilton ABD Kongresi 'ne Sınai İmalatçılar Konusundaki Rapor'unu sundu. Rapor'da Hamilton, ülkede sanayiyi geliştirmek için büyük bir programa ihtiyaç duyulduğuna dair görüşünü açıklıyordu. Düşüncesinin özü şuydu: ABD gibi geri kalmış bir ülke 'başlangıç dönemlerinde bulunan endüstrilerini' yabancı rekabetten korumalı ve bunları kendi ayakları üzerinde durabilecekleri noktaya kadar desteklemelidir. Kendi genç ülkesine bu tür bir hareket rotası önerirken , o zamanın ikinci sınıf bir üniversitesinden (King College of New York, şimdiki Columbia Üniversitesi) sadece genel toplum bilimleri derecesi alan 35 yaşındaki küstah maliye bakanı dünyanın en ünlü iktisatçısı Adam Smith'in tavsiyesine açıkça karşı çıkıyordu.
Amerika'ya İngiliz yönetimi altındayken tam bir sömürgesi muamelesiyle yaklaşıldı . Doğal olarak Amerika kendi yeni endüstrilerini koruması için ihtiyaç duyduğu gümrük tarifelerini kullanmaktan mahrum bırakıldı. İngiliz ürünleriyle rekabet eden mallan ihraç etmesi yasaklandı. Hammadde üretmesi için sübvansiyon verildi . Bundan başka Amerikalıların ne imal edebileceği üzerine kısıtlamalar konuldu. Bu politikanın gerisindeki ruh en iyi William Pitt the Elder tarafından 1 770'de söylenen bir sözle özetlenir. Amerika'daki sömürgelerde yeni endüstrilerin ortaya çıktığı işitilince William Pitt the Elder ünlenen şu sözleri söylemiştir: ' [Yeni İngiltere] sömürgelerinin bir at nalı kadar sınai imalat yapmalarına izin verilmemelidir' .25 Gerçekte, İngiliz politikaları bu ifadenin ima ettiğinden biraz daha hoşgörülüydü: Bazı sınai faaliyetlere izin verilyordu . Fakat ileri teknoloji ürünlerinin imalatı yasaklanmıştı .
Tanınmış iktisat tarihçisi Paul Bairoch 'un bir seferinde belirttiği gibi İngiltere serbest ticareti ancak ' yüksek ve uzun süreli gümrük engellerinin ardında' rakipleri karşısında teknolojik liderliği ele geçirdiğinde benimsemiştir.
İngiltere tarımsal ürünlerde kendi iç· pazarını geniş şekilde dışa açarak, tarıma geri dönmeleri için rakiplerinin akıllarını çelmek istedi . Mısır Kanunu karşıtı hareketin lideri Richard Cobden şunları ileri sürmüştür: ' Mısır Kanunları olmaksızın, Amerika ve Almanya'da fabrika sisteminin yer bulması her durumda imkansızdı. Fabrika sistemi; Fransa, Belçika ve İsviçre'yle birlikte Amerika ve Almanya' da, bu ülkelerin daha ucuza beslenen sanayicilerine İngiliz zanaatkarının yüksek fiyatlı yiyeceği sunularak teşvik edilmeksizin katiyen ha.Iihazırda eriştiği düzeye gelemeyecekti .'22Açıklaması ise; İngiltere, 1800’lerin ortasında kendi tarım ürünleri pazarını dışa açarak, yani dışarıdan daha ucuza tahıl (örneğin buğday) ithal ederek, diğer ülkelerin tarıma yönelmesini sağlamak istemiştir. Yani “biz sanayileşmeye devam edelim, rakip ülkeler tarıma dönsün” gibi bir strateji izlenmiş. ⸻ Mısır Kanunları’nın kaldırılması İngiltere’nin dışarıdan ucuz tahıl alabilmesini sağladı. Bu da İngiltere’de yiyecek fiyatlarını düşürdü. Richard Cobden (bu hareketin önderlerinden biri), diyor ki: “Eğer bu Mısır Kanunları (yani koruyucu vergiler) olmasaydı, Amerika ve Almanya gibi ülkelerde fabrika sistemi gelişemezdi.” Peki neden? Çünkü: O dönemde sanayileşmek isteyen ülkeler (Amerika, Almanya, Fransa vs.), işçileri ucuz yiyeceklerle beslemek zorundaydı. İngiltere Mısır Kanunları’nı kaldırınca, bu ülkelere ucuz tahıl sattı. Böylece bu ülkelerdeki işçiler daha düşük maaşla çalışabilir hale geldi çünkü karınlarını doyurmak daha kolay oldu. Bu durum, bu ülkelerde sanayinin (fabrika sisteminin) büyümesine yardımcı oldu. Yani özetle: İngiltere dışarıya ucuz yiyecek satıp, diğer ülkelerde işçilerin ucuza çalışmasına dolaylı olarak katkı sundu. Bu da onların sanayileşmesini
Reklam