İngiltere tarımsal ürünlerde kendi iç· pazarını geniş şekilde dışa açarak, tarıma geri dönmeleri
için rakiplerinin akıllarını çelmek istedi . Mısır Kanunu
karşıtı hareketin lideri Richard Cobden şunları ileri sürmüştür:
' Mısır Kanunları olmaksızın, Amerika ve Almanya'da fabrika sisteminin
yer bulması her durumda imkansızdı. Fabrika sistemi;
Fransa, Belçika ve İsviçre'yle birlikte Amerika ve Almanya' da,
bu ülkelerin daha ucuza beslenen sanayicilerine İngiliz zanaatkarının
yüksek fiyatlı yiyeceği sunularak teşvik edilmeksizin katiyen
ha.Iihazırda eriştiği düzeye gelemeyecekti .'22Açıklaması ise; İngiltere, 1800’lerin ortasında kendi tarım ürünleri pazarını dışa açarak, yani dışarıdan daha ucuza tahıl (örneğin buğday) ithal ederek, diğer ülkelerin tarıma yönelmesini sağlamak istemiştir. Yani “biz sanayileşmeye devam edelim, rakip ülkeler tarıma dönsün” gibi bir strateji izlenmiş.
⸻
Mısır Kanunları’nın kaldırılması İngiltere’nin dışarıdan ucuz tahıl alabilmesini sağladı.
Bu da İngiltere’de yiyecek fiyatlarını düşürdü.
Richard Cobden (bu hareketin önderlerinden biri), diyor ki:
“Eğer bu Mısır Kanunları (yani koruyucu vergiler) olmasaydı, Amerika ve Almanya gibi ülkelerde fabrika sistemi gelişemezdi.”
Peki neden?
Çünkü:
O dönemde sanayileşmek isteyen ülkeler (Amerika, Almanya, Fransa vs.), işçileri ucuz yiyeceklerle beslemek zorundaydı.
İngiltere Mısır Kanunları’nı kaldırınca, bu ülkelere ucuz tahıl sattı.
Böylece bu ülkelerdeki işçiler daha düşük maaşla çalışabilir hale geldi çünkü karınlarını doyurmak daha kolay oldu.
Bu durum, bu ülkelerde sanayinin (fabrika sisteminin) büyümesine yardımcı oldu.
Yani özetle:
İngiltere dışarıya ucuz yiyecek satıp, diğer ülkelerde işçilerin ucuza çalışmasına dolaylı olarak katkı sundu. Bu da onların sanayileşmesini