"Bu dünyada yaptıklarınızın hiçbir önemi yoktur" diye karşılık verdi arkadaşım, sert bir şekilde. "Önemli olan, insanları yaptıklarına nasıl inandırabileceğindir."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Denizde dalga yoksa yüzücüsün
Bir görelim dalga varken sen nesin
Neşe verensin yada üzücüsün
Bir görelim ruhun darken sen nesin
Altın suyuna batıvermiş bakır
Ateşe tut imtihan et bırakır
İmtihan anında olma gel hakir
Bir görelim gönlün narken sen nesin
Güle tahammülün yoksa sen çim ek
Kolaydır dikensiz bir gülü sevmek
Dikeni tutunca görünür emek
Bir görelim elin harken sen nesin
Âteşbâz toprağa düştüğün zaman
El vurup kabrini eştiğin zaman
Bu dünyayı elbet aştığın zaman
Bir görelim yüzün arken sen nesin
İlim fazlalaştıkça, ışığın artması gibi insanın kendi suçlarını görmesi lazım. O zaman kendini beğenmeye ve iftihara meydan kalmaz.
Mahmud Ustaosmanoğlu
Nasihat edici bir yönü var kitabın... Aklıma Nasreddin Hoca'nın hiç hikayesi geldi...
Nasreddin Hoca’ya sormuşlar: “Kimsin?”
“Hiç” demiş Hoca, “hiç kimseyim.”
Dudak bükülüp önemsenmediğini görünce, sormuş Hoca: “Sen kimsin?”
"Mutasarrıf'ım" demiş adam kabara kabara.
“Sonra ne olacaksın?” diye sormuş Nasreddin Hoca.
“Herhalde vali olurum” diye cevaplamış adam…
“Daha sonra?..” diye üstelemiş Hoca.
“Vezir” demiş adam.
“Daha daha sonra ne olacaksın?”
“Bir ihtimal sadrazam olabilirim.”
“Peki ondan sonra?”
Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp “Hiiiç.” Demiş
“Daha niye kabarıyorsun be adam, demiş Hoca. Ben şimdiden, senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım."
İşte küçük prens de büyüklere, en sonunda çocukların makamına geleceklerini anlatıyor...