"izdırabın sonu yok sanma, bu alem de geçer,
ömr-i fani gibidir; gün de geçer, dem de geçer,
gam karar eyliyemez hande-i hurrem de geçer,
devr-i şadi de geçer, gussa-i matem de geçer,
gece gündüz yok olur, an-ı demadem de geçer. "
" Ben bilmek istiyorum hayat, gerçekten bir avuç yerde durmadan dönüp durmak mı, sonra da yaşlanıp ölüp gitmek mi yoksa bu dünyada başka türlü yaşamakta mümkün mü?"
Küçük Kara Balık
Şu benzetme hoşuma gider: "Her çocuğun içinde, sevgiyle doldurulması gereken bir 'duygu deposu' vardır. Çocuk gerçekten sevildiğinde, doğal ve olması gerektiği gibi gelişir. Sevgi deposu boş kaldığında, çocuk yanlış davranışlara yönelir. Çocukların yaramazlıkları genellikle bu sevgi deposundaki boşluktan kaynaklanır."
* Beş Sevgi Dili *
Aslında kayıplar hep oradalar, her zaman hayatımızın içindeler. kaybettiğimiz şeylerin, aslında gerçekten kaybolmadığını eninde sonunda görüyoruz. bu gördüğümüzle baş edemezsek, kayıplardan açılan boşluğu doldurmak için çabaladığımız ne varsa yıkıp geçiyoruz. baş edebilirsek de, kaybımıza bir yer açıp, onun yerini doldurmaya çalışmadan, hayatımızı üzerine inşa etmeye devam ediyoruz.