Nursel...

O KURBAĞALARA BEN DE İNANIYORUM HATTA FAZLADAN İNANIYORUM...
9/10
·213 syf.·
Beğendi
·
2021 31. kitabı
anlamak , bilmek, keşfetmek zevkiyle yazılmış metinlerde barış bıçakçı , behçet çelik ve ayhan geçkin bir sohbet halkasını paylaşıyorlar. Başından sonuna kadar insan başka tatlar alıyor kitaptan... Spoiler içerebilir ; Elisabeth costello bir sınır kasabasında, öteki tarafa geçmek için beklemektedir. Öteki taraf taraf ölümün yeri ya da yaşamdan sonraki yerdir. Ancak oraya geçebilmesi için yargıç benzeri sorgucuların sorularına doyurucu yanıt vermelidir. Yargıç kısmı da tahmin edersiniz, hiçbir zaman tatmin olmaz. Sorulardan biri inanç üstünedir. Sorarlar neye inanıyorsun? Yetersiz bulunan bir dizi yanıttan sonra Costello bu kez başka bir yanıt verir, yanıtı bir hikayedir. Çocukluğunun geçtiği bir kasabadan bahseder. Kasabanın dışında bir nehir vardır. Nehir kurak geçen mevsimler boyunca tamamen kurumakta, çamura dönmektedir. Kurak mevsimlerden sonra yağmur gelir, günlerde yağan yağmurla birlikte nehir yeniden canlanır. Nehirle birlikte birlikte kurbağalar da canlanır, on binlerce kurbağanın sesi kasabayı doldurmaya başlar. İşte, der Costello, o kurbağalara İnanıyorum...
Edebiyat
Kurbağalara İnanıyorumBehçet Çelik · İletişim Yayınları · 2020160 okunma
Reklam
Sevmek mi Sevilmek mi? Spoiler içerir.
Puan vermedi·464 syf.·
2021 19. kitabı
Gustave Flaubert madam Bovary ( Emma) karakteriyle toplumdaki bir çok insanın içinde bulunduğu duruma atıfta bulunmuştur. Bir kadının evlendikten sonra hayatının aslında hiçte hayal ettiği gibi gidişat göstermediği ve bunun sonucunda da çeşitli arayışlara girmesi kitabın ana konusunu oluşturuyor. Yazar bu romanda meşru olmayan bir durumu ustalıkla meşrulaştırmaya çalışıyor. Bir kadının ruh buhranlarını, aşk arayışlarını, gelgitlerini çeşitli tespitlerle ortaya koymaktadır. Gelelim sevmek mi sevilmek mi? Sorusunun neden romanla bağdaştırdığıma, yazarın deyimiyle sıradan diyebileceğimiz bir adamın gayet saf duygularla karısını sevmesi ve bunun karşılığında ise karısının kocasını sevmediği için adamı itici, sıkıcı bulması ve sevilmekten ziyade sevmek ihtiyacı hissetmesi gayri meşru bir şekilde bu ihtiyacını karşılaması sonucu aslında sevilmekten ziyade sevmenin romanda ön plana çıkması, sevmek mi sevilmek mi? Sorusunu aklıma getirdi. Yazar aynı zamanda romanda bir çok yerde kader konusuna değinerek olayları kaderle bağdaştırmaya çalışıyor. Romanın ahlaki yönü eksik olsa da değinilmesi gereken bazı konular es geçilse de tahlilleri, tespitleri ve betimlemeleriyle beğenilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Edebiyat
Madam BovaryGustave Flaubert · Martı Yayınları · 201740,8bin okunma
9/10
·282 syf.·
Beğendi
·
2020 10. kitabı
Çocukluğum. Ne çok şey sığdırmış bu kelimeye Maksim Gorki kitabı okurken bir yandan şaşırıp bir yandan hüzünlendim. Bütün duyguları yaşamak için bir kitap seçecekseniz bu kitap insana bütün duyguları bire bir yaşatıyor. Yaptığı tespitler, geçerliliğini hiç bir zaman kaybetmeyecek tespitler ince ve muazzam... İnsana yaşamayı sorgulatabilecek bir kitap. Sadece bu söz bile kitabı okumaya değer kılar. "kendimizi eğitmemiz, ruhumuzu inceltmemiz gerekir ama biley taşını nerede bulacağız?"
1000Kitap
ÇocukluğumMaksim Gorki · İş Bankası Kültür Yayınları · 201419,6bin okunma