"Yıldızlar karanlık içinde parladığı gibi, yoksulluk içinde de temizlik ve yüceliğiyle parlayan ruhlar yok müdür? Bir kalp, sevmek için mutlaka servete, soyluluğa mı muhtaçtır? Bence talihin gerçeği, ruhun göründüğü iki güzel göz, en büyük servet kalbin duygusunu gösteren gül renginde dudaklardan yansıyan gülücüklerdir. Güzellikten büyük soyluluk, kalp temizliğinden büyük zenginlik mi olur?"
"Gelecek seneye artık... Neden ders alıp benim gibi yapmıyorsun?"
"Ne yapıyorsun ki?"
"Hiçbir şey beklemiyorum. Böylece hayal kırıklığına uğramıyorum."
"Hoşca git," dedi tilki. "Vereceğim sır çok basit: İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir. Gerçeğin mayası gözle görülmez."
Küçük Prens unutmamak için tekrarladı:
"Gerçeğin mayası gözle görülmez."
"Gülümü bunca önemli kılan, uğrunda harcadığın zamandır."
"Ne tuhaf bir gezegen!" diye düşündü Küçük Prens. "Her yer kuru,her yer sivri, her yer sert ve acımasız. İnsanlarda da düş kurabilme gücü hiç yokmuş. Ne söylerseniz onu tekrarlıyorlar."