Derme çatma birkaç eşyayla döşenmiş bir odaydı Yüksek Muallim Mektebi müdürünün makamı. Tıpkı, çiçeği burnunda Cumhuriyet'in bütün öteki makam odaları gibi
Neticesiz bir aşka verdim gençliğimi Ne ufak bir temayül ne de bir iltifat gördüm. Önünde yalvararak söylerken sevdiğimi Gözlerinde yüzüme inen bir tokat gördüm.