Günümüzde refah seviyesi yükselmesine rağmen huzur kaybolmuştur. İnsanlar, maddenin hükmünde yaşadıkça ruhları susuz kalmış ve gönüllerinde açılan boşluğu hiçbir şey dolduramamıştır. Japonya, bu durumun en çarpıcı örneklerinden biridir. Japonya'nın ekonomisi güçlü, insanların ortalama yaşam süresi uzundur; fakat yalnızlık onlar için öyle büyük bir problem hâline gelmiştir ki devlet, "Yalnızlık Bakanlığı" kurmak zorunda kalmıştır. Yüksek seviyelerdeki refah, insanlara aradıkları mutluluğ u sağlayamamıştır.
Bu asır, putperestliğin yaygın olduğu, zulmün ve ahlaki çöküşün toplumu sardığı, hakikatin ise küçük bir topluluk dışında görmezden gelindiği Mekke dönemine çok benzeyen bir asırdır. Günümüzde insanlar, tıpkı Mekke dönemindeki gibi, hakikati bilmelerine rağmen ondan yüz çevirerek aynı karanlığı yaşamaktadır. Bu nedenle Bediüzzaman Said Nursî, günümüzü tanımlarken, "Bu asrın acip hassasındandır ki, elması elmas bildiği hâlde camı ona tercih eder." ifadesini kullanır...