Atilla

İktisadi bakımdan memleket oldukça ağır duruma düştü. Millet sözün tam manasıyla aç, çıplak ve sefil kalmak suretiyle, Türk sultanlarının en müstebidi, kendilerinin hallettiği Abdülhamit otuzüç senelik sultanlık devrinde memleketi, hiç olmazsa parça parça batı emperyalistlerine peşkeş çekmekle iktifa etti, İttihatçılar ise, turancılık gibi saçma sapan bir hayalden ibaret olan emperyalist akideler peşinde binlerce, yüz binlerce yurttaşını cephelerde çoğu soğuktan ve sefaletten olmak üzere mahvettiler ve Anadolu'da Türk ana ve kızlarını, sabanlarındaki bir tek eşek veya inek, hayvana eş olarak koşturmaları suretiyle batı emperyalistleri nam ve hesabına sömürülmeye zorladılar.
Reklam
Burası İstanbul, ne yakın ve ne de uzak akraba denilenlerden ve ne de hükümet ve memurlarından bir destek ve yardım beklemekten ümitsiz, kendimin de bir cüz'ü bulunduğum cahil ve eçheller [kara cahiller] akıntısına kendimi, dümeni kırılmış bir yelkenlinin açık denizlerde fırtınaya kaptırıp kendini koyuverdiği gibi, kaptırdım, koyuverdim ve küçük zabit mektebine kabulüm için de dilekçemi verdim.
Artık tamamen cahil olan kendi muhitindekilerden daha cahil ve üstelik de aşırı mutaassip olan babam, bana boyuna hiç görmediği, bilmediği ve aklı ermediği mektebin propagandasını yaparak, bu mektebe girmeme beni teşvik ediyordu.
İstanbul'da berber dükkanları cemiyet ve en mühim meselelerin müzakere edildiği ve berberlerin de her meselede; ev, dükkan, hayat ve hatta hükümetlerin iç ve dış siyaset meselelerinde akıl hocalığı herkesçe evvelinden münakaşasız kabul edilmiş sayılırdı.
Sayları az, eğitimleri yetersiz olsa da Türk tıp adamlarının ülkelerinin uygarlaşmasında öncü oldukları tartışılmaz bir gerçektir. Aralarında, aydınlanmış düşünceleri ve bağnazlıktan uzak tutumlarıyla her millet için gurur kaynağı olabilecek çok sayıda insan var. Artık saygı duyulmayan ve değer verilmeyen bir anlayışın karşılarına çıkardığı engelleri yıkabilirlerse, ülkelerine çok büyük yararları olabilir.
Reklam