Kavuşamamak aşkın habercisi, belki de aşkın kendisidir. Kavuştuktan sonra da aşk tükenmeye başlar. Bu yönüyle insan aslında hep kavuşamamayı arzu eder, aşkın sürekli canlı kalmasını ister. Durağanlığa, alışkanlığa, tekrarlara, sıradanlığa maruz kalınca insan, daralır. İçini büyük bir can sıkıntısı kaplar. Can sıkıntısı insanın yaşama sevincini de alır. İnsanda terk edip gitme, kaçma, uzaklaşma isteği uyandırır.