"Biz her şeye,
esirgeyen ve bağışlayan,
çokça esirgeyen ve çokça bağışlayan,
hep esirgeyen ve hep bağışlayan
rabbin adıyla başlayan adamlarız anna."
denilmiş. O zaman adamca başlayayım.
Kapısı sırlı bir odada, bir mum ışığında dünyanın yalan olduğunu atom altı parçacıklarım ile hissediyorum. Üzüldüğüm hiçbir şeyin hakikat olmadığını, yaşamak denen sahtekârlığın bir ayinelik olduğunu idrak ediyorum.
Yine de bu savaşı kaybediyorum. Elini tutamıyorum. Tam diyorum ki 1400 yıldır neden hep onunla başlayan adamlar kaybediyor... Sonra diyorum ki inanmak kaybetmektir. Ve çokça yitirmek. Bir onu kazanmak, bir onunla dirilmek için kaybetmek gerekir.
Az kaldı. Asl'a kavuşacağız.
"Eşyadan yorgunum." diyen gibi.