cansu

cansu
@Atufet
yeni mezun, yeni evli bir hanımefendi
Birçok insan "gök kubbemizi” kaybettiğimizin henüz farkında bile değilken yolculuğumuzun ilk adımı olarak bu soruyu sormak çok önemli. Genellikle büyük gelenekler gücünü yitirdiğinde iki şey olur: Ya soru sormayı unuturlar ya da asıl soruları atlayıp tali meselelerde kaybolurlar. Bir medeniyet gerçek soruları sormayı bırakıp tali meselelerle oyalanıyorsa artik kendisini de kaybetmeye başlıyor demektir. Etrafina inşa edilen, kendine yabancı, başka birine ait ve suni bir yapının farkında bile değildir. Bizim medeniyetimiz kendi dinamiklerinin ürettiği bu gök kubbenin altında kendine has bir tutarlılığa ve bütünlük fikrine sahipti. O yüzden de pazarda yaptığı ticaret ile medresede okuduğu/okuttuğu kitap, ürettiği ilim/bilgi ile mimarideki estetik form, bilimdeki keşifler ile dini/manevi hayatında tecrübe ettiği hâller, şehir planlaması ile evren ve tabiat ilişkisi arasında bir bütünlük vardı.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dünyayı o kadar kirlettik ki güneşin ışığı arza ulaşmaz oldu. Ruhlarımızı o kadar kararttık ki aklın ve kalbin ışığı karanlık duvarların ötesine geçemez oldu.

cansu

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.·
23 günde okudu
·
2022 14. kitabı
Mustafa Kutlu
8.5/10 · 6,7bin okunma
-Sayın Kutlu bu macera kelimesi kelimesine "Uzun Hikaye" adlı kitabınızda yer alıyor. Ancak oradaki fotoğrafçının adı Selami. Böyle bir tekrara düşerek yazdığınız metni bozduğunuzu düşünmüyor musunuz? - Yoo!. Olur böyle şeyler. -Nasıl olur? - Benim kahramanlar laf dinlemiyor. Bazan böyle kılık değiştirip yazdığım kitaba sızıyorlar. -Bu izah yeterli değil. Hikâyeyi zedeliyor. - Elbette. Ama siz şu sanat denilen şeyi fazla ciddiye alyorsunuz. - Almayalım mı? - Alın ama ölçüyü kaçırmayın. -Nasıl yani? -Sanat da tıpkı şu yalan dünya gibi bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Uydurma birşey. Kendinizi fazla kaptırmayın. - Sayın Kutlu. Sanatı bu kadar küçümsemeyin. -Küçümsemiyorum. Eğer inanıyorsak sanat hakikate giden yolda bize yardımcı olur. Kalbimizi açar, bizi merhamet ve şefkat sahibi kılar. Kâinatın kitabını, yani temaşayı öğretir. Güzelliğin farkına varırız. -Bunlar az şey mi? -Değil tabi. Ancak sanattan felsefeden dine diye bir tasnif yapılmış. -Yanlış mı? -Hayır. Felsefe ile sanatın yerini değiştirsek daha iyi, banauyar. - Felsefe ne yapıyor? -Felsefe bize tefekkür etmeyi öğretir. Onunla iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırmayı öğreniriz. Kur'an-ı Kerim'de "Düşünmez misiniz, akletmez misiniz?" vurguları çok yapılır. Son durak dindir. -Sizce din nedir? - Din eşyanın hakikatına, hayatın mânasına vâkıf olmak. Hakk'ın rızasını kazanmak. Ona göre yaşamak. Din teslimiyet, Cenab-ı Hakk'a kul olmaktır. Din Amentü'ye inanmaktır. O zaman sorular cevap bulur, karanlıklar aydınlanır. Bak yine hikayeyi bırakıp vaaza başladık. Bu benim işim değil, bana bu sorularla gelmeyin.
Her doğan çocuk dünyaya tertemiz geliyor. Onu biz kirletiyoruz. Hırs ile, vahşetle, mal-mülk derdi ile.