"Hayır," dedim. "Dileğimi Mucize Öncesi'nde kullandım." dedim.
"Disney deme sakın," dedi.
Karşılık vermedim.
"Disney World'e gittim deme."
Karışıklık vermedim.
"Hazel GRACE!" diye bağırdı. "Tek dilek hakkını ailenle Disney World'e gitmek için kullandığını sakın söyleme!"
"Bir de Epcot Center vardı," diye mırıldandım.
"Aman Tanrım," dedi Agustus. "Bu kadar klişe dilekleri olan bir kıza aşık olduğuma inanamıyorum."
"On üç yaşındaydım," dedim ama tabii ki tek düşünebildiğim aşık aşık aşık aşık oldu.
Peki." dedi. "Artık uyumam lazım. Nerdeyse bir oldu."
"Peki." dedim.
"Peki," dedi.
Kıkırdayıp, "Peki," dedim. Sonra hat sessizleşti ama kapanmadı. Âdeta odamda benimle birlikteymiş gibi hissediyordum ama bir bakıma daha iyiydi; sanki ben odamda, o odasında değilmiş de sadece telefonla ziyaret edilebilen, görünmez ve belli belirsiz bir üçüncü mekandaymışız gibiydi.
"Peki," dedi sonsuzluk kadar uzun gelen bir süre sonra. "Belki peki bizim sonsuza dekimiz olur."
"Peki," dedim.
En son kapatan Agustus oldu.