Mimoza

Mimoza
● "Eski bir inanca göre her iç çekişte kalp bir damla kan kaybedermiş." ~Hamlet~
Öğrenci
Muğla
Muğla
21 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
9/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2020 27. kitabı
*"Karşı cins dehanın dikkatini dağıtır." "Kadınlar dikkat dağıtmaz, Richard. Onlar ilham verir."* Aslında her iki yargı da doğru. İlk yargı Ebeveyn'in temel düşüncesiydi: "Karşı cins dehanın dikkatini dağıtır. O hâlde ne yapardınız? Karşı cinsi başınızdan savardınız. Ve dehanın filizlenişini izlerdiniz." Ebeveyn bunun için kurulmuştu. Ormanın derinliklerinde, dış dünyadan ve karşı cinsten bihaber, yalanlarla büyütülmüş, birbirlerinden yaklaşık beş kilometre uzaklıktaki iki ayrı yurtta yaşayan 26 kız ve 26 oğlan. Alfabe Oğlanları ve Harf Kızları. Bu çocuklar yalnızca sanat, bilim ve sporla ilgileniyorlar ve amacı dünyanın en parlak bilim insanlarıyla sanatçılarını yetiştirmek olan bir deneyin parçasılar. Teftiş, oldukça durgun ilerleyen bir kitap. Hatta sıkıcı bile diyebiliriz fakat buna rağmen güzeldi ve yazım stili, felsefî yanı, imgeleri kitabı iyi bir kitap yapıyor. Yazar, kitabı akıcı bie şekilde yazmak yerine karakterlerin psikolojilerine ve ruh hâllerine yoğunlaşmış. Çocuklar hassas yıllara (ergenliğe) girdiği bu dönemde yaşamlarını, dünyayı ve hatta çok güvendikleri B.A.B.A.'larını (Kızların yurdunda A.N.N.E.) sorgulamaya başlıyorlar. Günler böylesine durgun, sıradan geçerken aslında o kadar da sıradan değil ve alttan alttan fokurdayan bastırılmış cinsellik ve isyanın ateşi için tek gereken bir kıvılcım: Bir kız ve bir erkeğin karşı cinsin varlığını öğrenmesi. Josh Malerman dinî öğeleri, temsilleri ve eleştirileri kitaplarının içinde kullanmayı seviyor. Teftiş'te de böyle temsillerden bolca vardı: Erkeklerin yurdunda B.A.B.A ve kızların yurdunda A.N.N.E ise Tanrı'yı simgeliyordu. Yapmaması gereken şeyleri yapıp kokuşmuş çocukları kim Köşe'ye gönderiyordu? A.N.N.E. ve B.A.B.A. Peki günah işleyip ruhu kokuşan insanları kim cehenneme gönderiyor?
Edebiyat
TeftişJosh Malerman · İthaki Yayınları · 20191,383 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
Devletler ve devlet adamlarının anlamsız hırs ve tamahları yüzünden yaşamları ellerinden alınmış genç insanlar kadar üzücü çok az şey var dünyada. Artık tarih kitaplarını okurken ve tarihî belgeseller izlerken " Falanca sayıda insan öldü." Ifadesini duyduğumda kanım donuyor çünkü düşünüyorum, "Acaba kaç tane anne, hayatının baharında yitip gitmiş oğulları için ağıt yaktı? Acaba kaç tane çocuk küçücük yaşında yetim kaldı ve baba sevgisinin neye benzediğini bile bilmeden büyüdü? Acaba kaç tane kadın eşleri ya da sevdiklerinin arkasından gözyaşı döktü ve kalbi buz kesti?" Bunlar, insanlar öldürmeyi keşfettiğinden beri (Habil ve Kabil'den beri) yaşanıyor ve sayılarını milyonlarla bile ifâde edemeyiz, milyarlar gerek belki. Işte, kitabı bitirdiğinizde yüzünüze tokat gibi çarpan gerçek bu! Savaşlar, aslında kurallı ve sistematik, toplu cinayetlerdir ve bu hep vardı, hep de olmaya devam edecek. Varını yoğunu o obur "toplu cinayetlere" vermiş, Tolgonay gibiler hep var olmaya devam edecek çünkü "insan" denen hayvanın kanında savaşa karşı büyük bir açlık var ve bunun sonunda ortaya çıkan hiçbir acı, onun çekiciliğini yok edemiyor: Bu bir ihtiyaç. Aslında kitap oldukça tatlı ve güzel bir şekilde başlıyor; insanlar işinde gücünde, aileleriyle mutlu ve huzurlular, güzelce yaşayıp gidiyorlar fakat bir ulağın getirdiği savaş haberi bütün bu huzuru kana buluyor ve zamanla, artık bir haber olmaktan çok uzak bu olay huzurdan fazlasını kana buluyor. Aradan yıllar sonra, ana karakterimiz Tolgonay'ın doğa anaya anlattığı acı geçmişini okuyarak görüyoruz bütün bunları. Gerçekten, anlatmak istediğim daha çok şey var ama sanırım bu kadarı yeterli. Ağlayarak okuduğum muazzam bir kitaptı ve bir savaş kitabı yazmak için mutlaka cepheye giden askerlerin gözünden yazmanıza gerek yok; geride
Edebiyat
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202278bin okunma
9/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2020 10. kitabı
Aslında Gurur ve Önyargı benim bilinçli bir şekilde okuduğum ilk uzun klasikti. Daha önce Suç ve Ceza'yı okumuş olsam da tam metin değildi dolayısıyla Is Kültür Yayınlarından temin edeceğim. Her neyse, demek istediğim şu ki aslında sıkılacağımı düşünmüştüm ve pek de bir beklentim yoktu çünkü hep fantastik kitaplara ilgi duymuşumdur ve hep aşk kitaplarından nefret ettiğimi söyleyip dururdum. Fakat fark ettim ki aslında çok seviyormuşum. Yorumuma gelirsek: Kitapta çok fazla yer adı ve karakterlerin kişilikleriyle az sayıda bazı mekanların betimlenmesi dışında pek fazla mekan betimlemesi bulamadım ayrıca karakterlerin dış görünüşleri de neredeyse hiç betimlememişti; Bay Darcy ve Bay Collins'in kısıtlı bir dış görünüş betimlemesine yer verilmişti sadece bu yüzden mekanla ilgili bazı olayları aklımda canlandırmakta güçlük yaşadım ama o kadar önemli değil. Özellikle Bay Collins ve Bayan Bennet'a karşı oldukça fazla eleştiri vardı ki yazar bu şekilde o tür insanları sertçe eleştirmiş; halklı da. Mesela Bay Collins'in bağnazlığı, dalkavukluğu ve kibarlık budalalığı; Bayan Bennet'in aptallığı ve aşırı gıcık bozucu durumları ki benim kitapta en sinir olduğum karakterdir kendisi. Kitap bazı yayınevleri tarafından "Aşk ve Gurur" olarak Türkçeye çevrilmiş fakat ben bunu yazara yapılmış bir haksızlık olarak görüyorum çünkü kitap gurur ve önyargı üzerine kurulu. Gururlu bir adamla önyargılı bir kadının zamanla bu tabuları yıkarak âşık oluşunu anlatıyor zira. Jane Austen ve Tom Lefroy'un aşkını anlatıyor, "Becoming Jane". Aslında filmi dilerseniz bu kitaba ne kadar çok benzediğini fark edeceksinizdir. Jane Austen, bu kitabı kendi yaşadığı aşkı kurgulayarak anlatmıştır. Elizabeth Bennet de aslında Jane Austen'dir. Fakat ne yazık ki bu ilişki mutlu bir sonla bitmemiş, adam kendisinden
Edebiyat
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · İthaki Yayınları · 201898bin okunma