Jack London’ın Martin Eden romanı, ilk bakışta klasik bir yükseliş hikâyesi ya da eski Türk filmleri kıvamında bir “kendini kanıtlama” anlatısı gibi başlayabiliyor. Fakat sayfalar ilerledikçe kitabın asıl gücünün, insan ruhunun derinliklerine yaptığı yolculukta saklı olduğunu fark ediyorsunuz.
Martin’in azmi, kendini geliştirme tutkusu ve toplumda yer edinme çabası sadece bireysel bir başarı hikâyesi değil; aynı zamanda burjuvazinin iki yüzlülüğüne, sınıf ayrımına ve insan ilişkilerindeki çıkarcılığa yönelik sert bir eleştiri. Jack London bunu doğrudan bağırarak değil, satır aralarına gizlediği psikolojik çözümlemelerle hissettiriyor.
Kitabı okurken zaman zaman Dostoyevski’nin insan ruhunu didikleyen karanlık atmosferini, bazen Kuzeye Göç Mevsimi’ndeki Mustafa Said’in toplumla ve kendisiyle çatışmasını, bazen de Hamsun’un Açlık romanındaki Andreas’ın yalnızlığını hissettim. Martin Eden’in içsel dünyası, başarıya ulaştıkça büyüyen boşluğu ve yabancılaşması kitabı sıradan bir roman olmaktan çıkarıyor.
Benim için romanın en etkileyici yanı; azimle başlayan bir yolculuğun, insanın kendi benliğiyle hesaplaşmasına dönüşmesiydi. Martin Eden, sadece “başarmak” üzerine değil; başarıdan sonra insanın neyi kaybettiği üzerine de düşündüren çok katmanlı bir eser.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,8bin okunma
Okurken korktuğum bir kitap.. Şiirsel bir dille yazılan canilik açıkcası yarım bırakmaktan hoşlanmadığım için minik minik okuyorum. Bazı hikayeler gerçekten korkunç. Hangi kafayla ve neden yazılmış kitabı bitirdikten sonra özellikle araştırmak istiyorum. Yazarın başka bir kitabını okuyacağımı sanmıyorum
Serinin üç kitabını da okudum. Kapak Kızı biraz zorlama gelse de, Yeşil Peri Gecesi ve Osman'ı hızla bitirdim. Kitaplar, Türk dizisi, Türk filmi kıvamında sayılır aslında ancak karakterlerin anlatımı hikayeye derinlik kazandırmış. Yan karakterler dahi oldukça güzel işlenmiş özellikle Osman' da röportajlar ile insanların binbir yüzü gibi her karakterin kendine has bir hikayesi, duygusu vardı. Birbirinden kopuk gibi görünse de parçalar birbirini bütünleştiriyor ve akıcılık sağlamış. Kitapda geçen neredeyse her karakteri, bu kadar iyi kurgulayıp farklı bakış açıları kazandırmak, bütünlüğü sağlamak takdir edilesi bir anlatım. Kültürel yapılar, sosyo-ekonomik gerçekler belkide Türkiye gerçekleri insanların kendinden bir parça bulmasını sağlamış. Dizisi yapılsa izlenir. Ayfer Tunç'un anlatımını ve dilini sevdim bu vesileyle diğer kitaplarını da okuyacağım.
Bazı kitaplar, kafanın içindeki kirli ve paslı kalmış yerleri temizlemek gibi adeta kirlendikçe ise sadece raftan alıp tekrar ve tekrar okumak gerekiyor.
Eş zamanlı olarak dizisini izlediğim ve kitabını okuduğum #aşk-ı memnu birbirinden farklı perspektiflerde anlatıldığını rahatlıkla söyleyebilirim. Karakterlerin psikolojik tahlilleri iyi analiz edilmiş kitap için tek eleştirim yan karakterler daha detaylandırıabilirdi havada kalmışlık hissi olmazdı
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 202122,8bin okunma