Uzun bir varoluş sancısıdır anlatılanlar. Aslında hiçbir şey anlatılmaya da çalışılmamıştır. Hayatın içinde görünmez birisinin yazdığı günlüktür ama hiçbir şeyler de olmaz. Bir şeyler olsun istemez yazar da, düşlerinin arasında gezinmek ve kusmak ister bunları defterine. İçeride kalan yalnızlığın dışavurumudur, yalnızlık bir tercihtir, insanları sadece izler ve ilişkileri yavan bulur yahut kendini ilişkilere uygun bulmaz. Bir muhasebeci yardımcısının sıkıcı bir hayatı vardır. Onunla birlikte caddelerde yürür, yağmuru izler, hayallerine eşlik ederiz. Hayallerinin bile bir buhran olduğunu söyleyebilirim. Kendini ifade edemez ama bu onun sorunu değildir, bilmez ki kendini. Zaten kim bilebilir ki kendini? Varlık ve varoluşu en ince ayrıntısına kadar sorgular, okurken her hareketinizden rahatsız olup siz de hiçbir şey yapmamak istersiniz aynı kitaptaki gibi. Sıradan bir hayat yaşanır o kadar sıradandır ki sıradanlığın da bir ilginçliği vardır artık. Kendi kendiaiyle sohbet ettiğinin de üstüne basar yazar, kimse için yazılmamıştır bu kitap sadece anlatmak istemiştir hatta istememiştir sadece olmuştur bu.
Sizi önden uyarmalıyım eğer bunalıma girmeye meyilliyseniz, anlamsız gelen o anlar sizi bunaltıyorsa, zaten yaşamaya enerjiniz yoksa, en ince ayrıntısına kadar her şeyi sorgulamak size ağır gelecekse bu kitabı okumayınız!