sevmeyi özledim biliyor musunuz? kayıtsız şartsız bir gülüşü. olur olmaz yerde ağzıma bir öpücüğün konmasını. Bir doğruya sevinmekten çok bir saçmalığa gülümseyebilen hoşgörüyü. ‘Nerde kaldın’ ayazını değil, 'hoş geldin’ iyiliğini. Hiçbir şeyle yatışmayan yürek telaşını. kapı zilleriyle telefonlar arasında tükenmeyi. geceyi bir hayal hazinesine çeviren uykusuzluğu. bir gövdenin önünde diz çökmeyi. kendimi severek yürümeyi kalabalıkta. 'göğe bakma duraklarını’ özledim. yağmuru kirpiklerinden içmeyi. yumruk kadar bir yüreğe dünyayı sığdırma hünerini. 'sana sevinç verdiğim sürece ben buradayım’ zenginliğini özledim. otel odalarının insanı bir yaprak gibi incelten kederini. başka kentlere vuran rengini güneşin. başka sokakların telaşıyla çoğalmayı. dünyayı yudum yudum aşka çeviren yalnızlığı…
ŞÜKRÜ ERBAŞ
Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz yaşayıp gidecektim. Sen bana, dünyada başka türlü bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.