Bir kitapla yaşamaya alışmak!
Gittiğin her yere onunla gitmek!
Onunla aynı yağmurda ıslanmak!
O kahramanlarla uyuyup yine onlarla uyanmak!
Ve eser bittiğinde oluşan o derin boşluk!
22 gün olmuş Anna Karenina serüveni başlayalı. Kitaplarına gözü gibi bakan biri olarak yıllar sonra ilk kez bir kitabı eskittim! Ve şimdi o eskilik bana o kadar huzur ve gurur veriyor ki... Hayatımdan bir Anna Karenina geçti. İlk cümlesinden son cümlesine kadar benimle yaşadı. Birlikte şehirlerarası yolculuk yaptık, birlikte otostop çektik. Ve ben onunla yaşadım, yeri geldi Anna oldum yeri geldi Vronskiy. Ama en çok da Levin...
Öncelikle şunu söylemek istiyorum. İncelemelerimde en nefret ettiğim şey "spoiler"dir. Ama bu eseri spoiler vermeden inceleyebilecek kadar yeterli görmüyorum kendimi. Yine de bende uyandırdığı duyguları yazmaya çalışacağım. Ona göre okumanızda fayda var. Güzel bir gün. Birbirimizin kalbini kırmak fazla gereksiz olur.
İncil'den bir alıntı ile başlıyor eser:
"Öç benimdir, karşılığını ben vereceğim."
İlk okuduğumda anlam vermekte oldukça zorlandım. Fakat eser bittikten sonra söyleyebilirim ki şu an çok iyi anlıyorum...
Ardından eserin ilk cümlesi geliyor. Eminim eseri okumasanız bile bu cümleyi bir yerlerden duymuş, hafızanızda yer vermişsinizdir:
"Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir." (s. 3)
Anna Karenina
Aşk,
Aile,
Kıskançlık,
Ölüm,
Toplum,
Toprak,
İnsan psikolojisi,
İnsan ve dinlere dair bir eser.
Onu tek bir kategoriye sığdırmak oldukça zor olacaktır.
Kahraman tiplemelerini oldukça başarılı buldum. Eser her ne kadar Anna Karenina isimli kahramanı merkeze almış olsa da Levin de en az onun kadar ön plandaydı. Hatta son bölümlerde onun dahi önüne geçtiğini düşünüyorum.
Onun düşünceleri, dine bakışı, maddi hayattan manevi hayata
Bir kitapla yaşamaya alışmak!
Gittiğin her yere onunla gitmek!
Onunla aynı yağmurda ıslanmak!
O kahramanlarla uyuyup yine onlarla uyanmak!
Ve eser bittiğinde oluşan o derin boşluk!
22 gün olmuş Anna Karenina serüveni başlayalı. Kitaplarına gözü gibi bakan biri olarak yıllar sonra ilk kez bir kitabı eskittim! Ve şimdi o eskilik bana o kadar huzur ve gurur veriyor ki... Hayatımdan bir Anna Karenina geçti. İlk cümlesinden son cümlesine kadar benimle yaşadı. Birlikte şehirlerarası yolculuk yaptık, birlikte otostop çektik. Ve ben onunla yaşadım, yeri geldi Anna oldum yeri geldi Vronskiy. Ama en çok da Levin...
Öncelikle şunu söylemek istiyorum. İncelemelerimde en nefret ettiğim şey "spoiler"dir. Ama bu eseri spoiler vermeden inceleyebilecek kadar yeterli görmüyorum kendimi. Yine de bende uyandırdığı duyguları yazmaya çalışacağım. Ona göre okumanızda fayda var. Güzel bir gün. Birbirimizin kalbini kırmak fazla gereksiz olur.
İncil'den bir alıntı ile başlıyor eser:
"Öç benimdir, karşılığını ben vereceğim."
İlk okuduğumda anlam vermekte oldukça zorlandım. Fakat eser bittikten sonra söyleyebilirim ki şu an çok iyi anlıyorum...
Ardından eserin ilk cümlesi geliyor. Eminim eseri okumasanız bile bu cümleyi bir yerlerden duymuş, hafızanızda yer vermişsinizdir:
"Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir." (s. 3)
Anna Karenina
Aşk,
Aile,
Kıskançlık,
Ölüm,
Toplum,
Toprak,
İnsan psikolojisi,
İnsan ve dinlere dair bir eser.
Onu tek bir kategoriye sığdırmak oldukça zor olacaktır.
Kahraman tiplemelerini oldukça başarılı buldum. Eser her ne kadar Anna Karenina isimli kahramanı merkeze almış olsa da Levin de en az onun kadar ön plandaydı. Hatta son bölümlerde onun dahi önüne geçtiğini düşünüyorum.
Onun düşünceleri, dine bakışı, maddi hayattan manevi hayata
Ne biçim dünya bu be! İnsanlar aya gidiyor. Elektriğin çevresinde dönen tatarcıklar gibi dünyanın çevresinde vızır vızır dönüyor uydular ama, burada, şu garipler köşesinde ne yasa var ne de zavallıyı koruyan, onu düşünen biri...
Sayfa 13 - Türkiye İş Bankası Modern Klasikler·Kitabı okudu