Havva Taghizada

Havva Taghizada
@Avai
Arkadaşın olmadığı zamanlarda kitaplar arkadaşın olsun.
Gördüğün gibi, benim oturma odam sıvalı dört duvardan ibaret. Ve işte." Faber iki küçük kauçuk kulak tıkacını uzattı. "Metro jetlerini kullanırken kulaklarım için." Montag kapalı gözlerle, "Denham Diş Macunu; ne çalışırlar ne de iplik eğirirler," dedi.
Sayfa 107 - İthaki yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Pardon?" "Karım kitapların 'gerçek' olmadığını söylüyor." "Bunun için Tann'ya şükür. Onları kapatabilirsin, 'Bir saniye bekle,' diyebilirsin. Ona Tanrı rolü oynarsın. Oysa insanı bir televizyon odasına tohum attığında hapseden pençeden kim kendini kurtarabilmiş ki? Seni istediği şekilde büyütüp şekillendirir! Dünya kadar gerçek bir ortamdır. Gerçeğe dönüşür ve gerçek olur. Kitaplar mantıkla alt edilebilir. Ama onca bilgime ve şüpheciliğime karşın, o inanılmaz oturma odalarında bulunan ve onların parçası olan, tam renkli, üç boyutlu, yüz kişilik bir senfoni orkestrasıyla tartışmayı asla başaramadım.
Sayfa 106 - İthaki yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
"Mesai dışında, evet. Ama düşünmeye zamanımız oluyor mu? Ya saatte yüz altmış kilometreyle araba sürüyorsun ve tehlikeden başka bir şey düşünemiyorsun ya da oyun oynuyorsun veya bir odada, dört duvarlı televizyon alıcısıyla oturuyorsun ... ki onunla tartışamazsın. Neden? Televizyon alıcısı 'gerçektir'. Anlıktır, boyutu vardır. Sana ne düşüneceğini söyler, bangır bangır kafana sokar. O haklı olmalıdır. Öyle haklı görünür ki. Vardığı sonuçlan sana öyle peş peşe söyler ki zihninin itiraz etmeye, 'Ne saçma!' demeye vakti olmaz." "Sadece 'aile' 'insandır'."
Sayfa 106 - İthaki yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
"Serbest zaman." "Ah, ama mesai dışında epey zamanımız oluyor."
Sayfa 106 - İthaki yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
"Kitaplardan bu kadar nefret edilmesinin ve korkulmasının sebebini şimdi anlıyor musun? Onlar hayatın yüzündeki gözenekleri gösterir. Rahatına düşkün insanlar balmumundan aya benzeyen, gözeneksiz, tüysüz, ifadesiz yüzler ister yalnızca. Öyle bir çağda yaşıyoruz ki çiçekler bereketli topraklarda, iyi yağmurlarla büyümek yerine çiçeklerden beslenerek yaşa- maya çalışıyor. Havai fişekler bile, onca güzelliklerine karşın toprağın kimyasından geliyor. Ama çemberi tamamlayıp ger çekliğe geri dönmeden, çiçekler ve havai fişeklerle beslenerek büyüyebileceğimizi sanıyoruz nedense. Herkül ile Antaios'un, ayaklan yere sağlam bastığı sürece gücü inanılmaz olan dev güreşçinin efsanesini bilir misin? Ama Herkül, Antaios'un ayaklarını yerden kesince, onu kolayca öldürdü. Bu efsanede günümüzdeki, bu şehirdeki, çağımızdaki bizleri ilgilendiren bir şeyler yoksa, tamamen deliyim demektir. Eh, ihtiyacımız olan birinci şeyi söyledim işte. Nitelik, veri dokusu."
Sayfa 105 - İthaki yayınları·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı