Başka çare olmadığını, aşılmak gerektiğini görüyor, alışkanlığın büyük bir güç olduğunu anlıyordu ve çevresine bakınca herkesin hayatında birçok yaralar , çöküşler , belalar görüp alışkanlıkla bunları unuttuklarını düşünerek hayatı bu kadarcık izni için bile seviyordu.
Ah kadınlar kadınlar, siz yalnızca aşkınıza, yalnızca fedakarlık yüceliğinize özlem duyup duygularınıza yenilerek mutlu yaşarken, erkeklerin kalbinde ne çirkin, ne hain ,ne yabancı duygular olduğunu bilseniz…
Bu şimdi artık toprak, çamur olanlar, ömürlerinde benim gibi böyle bir mutluluğa aday olup da onu birtakım temeli ve temelsiz kuruntularla reddettilerse, ne kazandılar?