Muhammed Hüseyin Akmaz

10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2024 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2024 18:14
Kitap öncelikle Oğuzları, sonrasında Selçuk Bey'in babası olan Dukak'tan itibaren Sultan Alparslan dönemine kadarki süreçte Selçuklu hanedanının devleti nasıl kurduğunu ve nasıl mücadeleler içerisindeki olduklarını anlatıyor. Bunları anlatması asıl anlatılmak istenen Sultan Alparslan ve hükümdarlık döneminin altyapısını oluşturuyor. Dönemin şartlarını ve yapısını açık bir şekilde anlatan yazar Ahmet Şimşirgil bizi o ana götürüyor. Bir araştırma-inceleme kitabı hüveyetine sahip olmasına rağmen sanki roman edasıyla düzenlenmiş bir anlatım olduğu için gayet sürükleyici bir kitap. Kitap içerisinde tarihçilerin farklı görüşlerine çeşitli tanımlamalara girilmesine rağmen sürükleyiciliğinden hiçbir eksilme olmamakta. Selçuklu'nun nasıl kurulduğunu ve ilk sultanlarını merak edenler için okunması gereken bir kitap olduğu kanaatindeyim.
Tarih
Otağ 3 - Sultan AlparslanAhmet Şimşirgil · Timaş Yayınları · 2019201 okunma
Reklam
Deli Kurt
7/10
·240 syf.··
2024 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2024 01:09
Kitap 15.yy'da geçiyor. Ankara Savaşı'nda Yıldırım Bayezid esir düştükten sonra Emir Timur Osmanlı Devleti'ni dört şehzade üzerinde paylaştırıyor. Bu dört şehzadeden biri olan İsa Çelebi taht savaşında galip gelemeyeceğini anlayınca doğmak üzere olan çocuğuna bı zarar gelmesin diye en yakın adamlarından birisi ile hamile hanımını gönderiyor. Kitaba ismini veren Deli Kurt da o doğmak üzere olan çocuk. Kitap bu Deli Kurt'un serüvenini anlatıyor. Nasıl tımarlı sipahi olduğu, sevdalandığı kadınla olan münasebetleri (ki kitabın üçte biri bu konu üstünde dönüyor), girdiği savaşlardaki yiğitlikleri... Ama aslında kitabın anlatmak istediği şey bir aşk hikayesi. Kitap gayet sürükleyici ve akıcı şekilde yazılmış. Yazar anlatmak istediği konu için güzel bir alt yapı oluşturmuş. Kitabı okurken anlamadığınız veyahutta gereksiz bulduğunuz bir olayla karşılaşmıyorsunuz. Ayrıca kitapta fantastik denebilecek bazı olaylarda cereyan ediyor. Ancak şunu da söylemeliyim ki kitap tarihsel bir metinde geçiyor ancak şahıslar tarihe nazaran çok yanlış hareketlerde bulunuyorlar. Mesela Osmanlı'daki Tımarlı Sipahi birliklerinin ne kadar dindar olduğu bilinir ancak bu hikayede kendilerine içki içiriliyor. Yine yeniçerilerin o dönemlerde paraya tamah etmesi (bu sıkıntılar 17.yy'da peydah gösteriyor) gibi bir durum söz konusu değilken hikayede savaşta yaralanan düşman askerini köylülerin onun şahsına para vermeleri karşılığında teslim edeceğini söylüyor. Yani bu ve buna benzer kitaplar okunabilir ancak tarihi bunların anlattığı gibi kabul etmemek lazım.
1000k
Deli KurtHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 202219,7bin okunma
Tuna'ya Doğru
8/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
·
43 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2024 00:00
Müellif, asıl anlatmak istediği olay olan Plevne Savaşı'na kadar Ruslar ile Osmanlı Devletinin yapmış olduğu bütün savaşları, mücadeleleri aktarıyor. Bunu bu mücadelelere dair bilgisi olan birisinin bir gence anlatımı şeklinde yapıyor. Anlatmak istediği olayın alt yapısı açısından bence de gerekli bir başlangıç. Bu kısımlar kitabın yarısını oluşturuyor. Giriş kısmının bu kadar uzun olması biraz kitabı boğucu hale getirmiş. Daha kısa tutulabilirdi bence. Giriş kısmından sonra Plevne Savaşı'nı öncesi ve sonrası ile birlikte çok güzel bir şekilde aktarıyor. Bu anlatım esnasında sadece olayların askeri tarafını değil Payitaht'ta bu olaylar üzerine gelişen diplomatik hadiseler de aktarılıyor. Kitapta genel olarak oluşturulmak istenen duygu net bir şekilde okuyucuya geçiyor. Ancak müellif orduların sayıları, teçhizatı, mevzileri vb. konuların üstünde o kadar çok duruyor ve ayrıntıya giriyor ki bazen bir "Araştırma-İnceleme" kitabı okuyor gibi hissediyorsunuz. Bu durum okuma zevkini düşürüyor bana göre. Bu bilgiler yine verilebilirdi ancak bu kadar ayrıntı okuyucuyu boğan bir üsluba yol açmış. Kitabı okurken Gazi Osman Paşa'nın müthiş dehâsına ve mücadeleci ruhuna hayran kalmamak elde değil. En çok etkilendiğim özelliklerinden birisi ise ne zaman bir karar alacak olsa, ne zaman çaresiz hissetse sürekli yanında taşıdığı mushafını çıkarıp bir kaç sayfa okuması ve ondan sonra planlarını oluşturmasıydı. Bir komutan nasıl olur ve bu kadar büyük bir komutan nasıl anlatılır işte bu kitapta bu soruların cevabına ulaşabilirsiniz. Kitabı önerip önermeme konusuna gelecek olursak, her ne kadar fazla ayrıntıya girilmiş olması kitabı okunması zor bir hale getiriyor olsa da okuma zevki sunduğu bölümler de azımsanamayacak durumda. Ayrıca anlattığı bilgilerin de herkes tarafından
1000Kitap
Tuna'ya DoğruMehmet Emin Ulu · Eşik Yayınları · 201723 okunma