Lozan Antlaşması'nı değerlendirirken günümüzün siyasi aidiyetlerini ölçü olarak almak yanlıştır. Günümüzde sağcı, solcu, muhafazakar, liberal, Kemalist olmak Lozan hakkında olumlu ya da olumsuz önyargılı bakışlara yol açmamalıdır.
Her büyük tarihi hadise gibi Lozan da kendi şartlarında değerlendirilmelidir. Dönemin güç dengeleri ve imkanları dikkate alınmadan doğru değerlendirme yapılamaz. Lozanı başarılı ya da başarısız bulmak mümkündür, fakat bu mutlaka objektif araştırmalara dayanmalıdır.
...
Lozanı değerlendirirken sadece kendi hedeflerimizi değil, Müttefiklerin politikalarını da göz önünde bulundurmak gerekir. Çünkü Lozan nihayet on yıllık savaştan sonra barış için yapılmış bir uzlaşmadır ve Türkiye'nin kuruluş senedidir.
...
Lozan zafer mi, hezimet mi?!
Bizde Mecliste Lozan nasıl eleştirildiyse İngiliz parlamentosunda da liberaller tarafından başarısız bulunarak eleştirildi. Liberallere göre Lozan Antlaşması Türkler karşısında İngiliz diplomasisinin hezimetiydi.
Keza o dönemde Time dergisinde şu yönde analizler, haberler yapılmıştır:
> "Lozan'da Hristiyan medeniyeti çarmıha gerildi."
> "Lozan Antlaşması, yüz yıldan fazla süredir İngiliz diplomasisinin ilk göze çarpan başarısızlığıydı."
> "Neticede, Lozan Antlaşması, Türkiye'yi yaka paça Avrupa' dan atmak yerine, Avrupa'yı Türkiye' den attı."
Bizde de öbür tarafta da Lozan Antlaşması'na zafer mi, hezimet mi diye bakanlar ve hezimet sayanlar olmuştur. Bizde hala böyle düşünenler var. Bu bakış tarzı ve hezimet iddiası yanlıştır. Lozan' da bütün taraflar başlangıçtaki tezlerine göre bazı tavizler vererek barışı tercih etmişlerdir.
...
Böylesine zorlu ve birkaç defa savaşın eşiğine gelinen bir diplomatik savaşta, İsmet Paşa ve arkadaşları, tabi Mustafa Kemal Paşa'nın onayıyla, hiç taviz vermemiş