İlk Öğretmenim
Sayfaları az, ama yürekte bıraktığı iz bir ömür süren bir eser...
Bazı kitaplar vardır; cümleleri azdır belki ama hissettirdikleri sonsuzdur. Cengiz Aytmatov’un “İlk Öğretmenim” adlı eseri de işte tam böyle bir kitap.
Kırgız bozkırlarının saf, temiz kokusunu içinize çekerken, bir çocuğun umutla dolan gözlerine ve bir öğretmenin fedakârlıkla yoğrulmuş yüreğine dokunursunuz.
Bu kitapta yalnızca bir öğretmenin değil, cehaletle, yoksullukla ve umutsuzlukla mücadele eden bir toplumun hikâyesini okuruz.
Ama en çok da, sevgiyle ve inançla değişen hayatların...
Bazen bir insan, kaderimizi değiştirir...
İşte bu kitap, o insanları hatırlatır bize.
☆"Büyüleyici yeşil bir cam kırığı gibi kaldı çocukluğum..."
Kafka' dan okuduğum 3. kitap Dava, Dönüşüm kitaplarından sonra çok severek okuduğum harika bir eser. Okumayı düşünenler varsa bence zaman kaybetmeden okumanızı öneririm.
Çehov'dan okuduğum ilk eserdi. Akıcı bir dili var, bir çırpıda okunabilecek bir kitap ve ben severek okudum...
Tiyatro eseri tarzında okumayı seviyorsanız kesinlikle okumalısınız.
Yaptığım ilk incelemem böyle mükemmel bir kitaptan, hala okumamış olanlar varsa zaman kaybetmeden okumalarını öneririm. Okurken ilk defa gözyaşlarımı tutamadığım boğazımda düğümlenen bir eser.
Cengiz Aytmatov bu eserinde savaş zamanı yaşanan zorlukları, erkekleri askere alınan bozkırda geride kalanların çektiği sıkıntıları, açlık ve sefaleti; yarım kalmış hayalleri, yarım kalmış hikâyeleri bir annenin ağzından okuyucuya aktarıyor. Kitabı okurken adeta o günlere gidip o anı yaşıyorsunuz.
Savaşı biz istemedik ve biz başlatmadık. Bu savaş, herkesi canevinden vuran çok büyük bir felakettir. Bu canavarı devirip etkisiz hale getirmek için kanımızı dökmemiz, canımızı feda etmemiz gerekiyor. Aksi halde insanlığa layık olmayız.