Çevirmen:
Ersin Cengiz
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·86 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
Ünlü hikâye ve oyun yazarı Anton Çehov'un son dört büyük eserinden birincisi Martı.. Sahnelenmiş başarılı bir oyun olan Martı, bazı karşılıksız aşkları içinde barındıran yürek burkan tarafıyla karşımıza çıkıyor, oyunda bunların yanı sıra, iç sıkıntısı arşa çıkmış ve aşkına karşılık bulamayan ve köy imkanlarıyla oyun yazmaya çalışan bir oğul; kendisini her daim öven ve kendisi dışında başkasının konuşulmasından haz etmeyen bir aktris anne, hasta bir dayı ve göl kenarında bir çiftlikte geçen diğer karakterler ile tamamlanan ve sonunda azıcık bizleri üzen bir sonla dört perde süren bir tiyatro.. Akıcı olduğundan bir günde çabucak okuyabilirsiniz. İyi okumalar.. Anton ÇehovAnton Çehov
İnsan ve Duygular
MartıAnton Çehov · Olympia Yayınları · 202026,6bin okunma
Trajik
10/10
·86 syf.··
Beğendi
·
2023 69. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ağustos 2023 16:50
Oyunun baskın karakterleri hayattaki beklentileri ile fazlaca meşguller ve bu beklenti sebebi ile de yaşamı kaçırıyorlar. Bu karakterler hep başarı ve mutluluk arayışındalar. Bu arayış sebebi ile de her şey ellerinden kayıp gidiyor ve hayatlarına yazık ediyorlar. Esere adını veren martı ise Treplev'in dışarı çıktığı bir anda vurduğu bir martıdır. Onu sevdiği kadın olan Nina'nın ayakları dinine atar. Bunun alçaklık olduğunun farkındadır. Hiç susçsuz, kendi halinde bir martıyı sırf canı istediği için, yapacak bir şeyi olmadığından vurmuştur. (Bu kısımda dokundurmalar var) Çok hoş bir tiyatro eseri. Karakterlerin özellikleri çok canlı bir şekilde zihnimde renklendi. Keyifli okumalar :)
Edebiyat
MartıAnton Çehov · Olympia Yayınları · 202026,6bin okunma
Martı
Puan vermedi·86 syf.··
Beğendi
·
2025 92. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2025 19:04
Martı, Anton Çehov’un dört büyük tiyatro oyunu kabul edilenler arasında ilk yazılmış olanıdır. 1895’te yazılan oyun, dört ana karakter arasındaki romantik ve sanatsal çatışmalar etrafında geçer. Göl kenarında bir araya gelen farklı karakterlerin ortak noktası sanattır. 28 yıl adliyede memurluk yapmış olan Sorin’in şehir dışındaki çiftliğinde kız kardeşi eskiden ünlü olan Arkadina ve oğlu Treplev kısa bir tatil için buraya gelir. Konstantin Treplev’in yazdığı oyunu malikânedekiler izler ve yan malikâneden Nina isimli safça bir kız “dünyanın ruhunu” oynar. Shakespeare’deki oyun içinde oyun tekniği de burada kullanılmış olur. Annesi oğlunun teatral biçim yaratmaya çalıştığı bu oyunu saçma ve anlaşılmaz bularak güler ve oğlu da onun artık iyi bir oyuncu olmadığını söyler ve bu karşılıklı atışmadan sonra oğlu göz yaşlarına boğulur. Annesi aynı zamanda Kiev’de doğmuş olan ve yazdıkları paçavradan ileri gitmeyen basit biri olduğunu söyler. Daha sonra ana yüreği dayanmaz özür diler ve oğluna sarılır. Treplev de sarılmaya karşılık annesini affeder. İlk perdede oyundaki aşk üçgenleri de ortaya çıkar: Öğretmen Medvedenko Maşa’yı, Maşa karşılıksız şekilde Konstantin’i, o ise Nina’yı sever. İlk perdenin üzerinden ikinci perdeye kadar iki yıl geçer. Trigorin bir yazardır ve en sevdiği etkinlik gölde balık avlamaktır. Nina ise onun yerinde olmak ister ve bu yazarlık yeteneğinden dolayı hayranlık duyar. Bir gün Konstantin vurduğu martıyı Nina’ya gösterir ve Nina bundan tedirgin olur. Yaratıcılığını konuşturan Trigorin Nina’yı martıya Konstantin’i de bu vahşi avcıya benzetir çünkü ikisi de gölün etrafından ayrılmaz ama Trepley gibi biri onu derdest edip martı gibi tüm güzelliğini heba eder. Üçüncü perde, Arkadina ve Trigorin’in gitmeye karar verdikleri gün, malikânenin içinde geçer.
1000Kitap
MartıAnton Çehov · Olympia Yayınları · 202026,6bin okunma
10/10
Livingston, Martı kitabında, bir martının hayatını ve bize kendi sınırlarımızı aşabileceğimizi söyleyen, bir ders vermek amacıyla yazılmış masal türünde bir kitaptır. 17-18 yaşlarında okuduğum ve üzerinde düşündüğüm hayatı ve kendimi anlamlandırmaya çalıştığım bir kitaptır kendisi. Sonrasında vardığım sonuçsa, yeteneklerimiz üzerinde çalıştıkça gelişebilir, cehalet bilgiyle yok olabilir. Aklımızı işler duruma getirip özümüzü bulabiliriz. Yeter ki isteyelim. Bunları başardığımızda özgürce kanat çırpacağız.
MartıAnton Çehov · Olympia Yayınları · 202026,6bin okunma
Bir martı vurmuştunuz...
Puan vermedi·94 syf.·
2024 33. kitabı
Dikkat spoiler içerebilir! Anton ÇehovAnton Çehov 'un kaleminden çıkan MartıMartı, yazarın okumuş olduğum ilk kitabı oldu. Yazarın yazım tarzı yada diğer kitapları vs. buna dair herhangi bir bilgim yoktu. Göl manzaralı bir çiftlikte geçen 4 perdelik tiyatro oyunu (Dram) olan kitap, diyaloglar şeklinde ilerliyor (dümdüz diyaloglar şeklinde değil). Kitap, karakterlerin ruh hallerinide ulaşma olanağı da veriyor. Tüm karakterlerin kendince arzusu, hedefi, arayışı olması kitabın asıl olayıydı. Karakterlere gelirsek; Bana göre 4 ana karakter vardı, onlara kısaca değineceğim. •Treplev; annesi tarafından yeterli sevgi/ilgi göremeyen genç bir adam. Yeni biçimler bularak ünlü bir yazar olmak istiyor. Nina'ya aşık. •Arkadina; para, şöhret ve kendinden başka bişey düşünmeyen aktris. (Treplev'in annesi) •Nina; Aktris olmak isteyen, ancak ailesinin baskısı altında olan genç bir kadın. (Uçmaya hazır bir martı). •Trigorin; sürekli birşeyler yazmaya tutkun, ünlü ancak kendini yeterli göremeyen bir yazar. (Ana karakter olarak görmesemde Medvedenko en çok üzüldüğüm kişi oldu, Mâşa için ne desem bilemedim). Kitaptaki tüm karakterlerin ayrı bir derdi, ruhsal olarak yorgunluğu vardı. (Karşılıklı olarak birbirine tamamen aşık kimsenin olmaması da enteresandı). Bahsettiğim karakterlerin birbiriyle ilişkisini öğrenmek isterseniz kitabı okuyabilirsiniz. Ben fazla bile spoiler verdim. Okuyacaklara kitaba başlamadan karakterleri tüm adları ile birlikte iyice akıllarına kazımasını tavsiye ediyorum. (Kitabın başlangıcında kişiler tanıtımı bulunuyor. 13 kişi var ama bazılarının diyaloğu yoktu ). Ben biraz yüzeysel bakmıştım, bu yüzden okurken bu karakter kimdi diye sürekli geri dönüp bakmam gerekti. Bu da okuma akışımı bozan bir durum oldu malesef. Kitaba bayıldım dersem yalan olur ama bir şeyler
MartıAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 201626,6bin okunma
10/10
·94 syf.·
2017 8. kitabı
Edebiyatçılar ve kalem sahibi olma yolunda ilk adımlarını atmak isteyenler için çok faydalı, yön verici, vazgeçilmez bir eser olduğu kanaatindeyim. Biri genç, diğeri ona nisbeten daha yaşlı olan iki yazarın ana karakter olarak karşılaştırıldığı dört perdelik piyestir. Genç Treplev yazmaya hevesli, yeni biçimler arayışında olan dekadan bir yazardır. Ona göre daha yaşlı olan (tam belli değil 35-40 yaş arası) Trigonov ise dünyaca ünlü, kendini kanıtlamış, hiçbir edebi akımı önemsemeden özgürce yazabilmeyi savunan yazardır. Bu iki yazar karakter üzerinden 19. yüzyılda Avrupada ortaya çıkan Dekadanlık, Sembolizm ve Naturalizm gibi edebi akımlara işaret edilerek genel değerlendirilmesi yapılmıştır. Bu akımları eleştirmiş ve Trigonov karakteri üzerinden kendi görüşünü ortaya koymuştur. "Martı" Anton Çehov kaleminden edebiyat ve sanat değerlendirmesidir. Kısacası Çexov'un "Martı"sından aldığım mesaj şöyle: Edebiyat(Sanat) biçimlerle, akımlarla sınırlandırılmamalı, özgürlük alanı olmalıdır. Düşünce kalıplaştırılmamalıdır. İçinden geldiği gibi, hangi biçim ve türde yazdığını düşünmeden özgürce yazmalıdır. Zamanın nabzı tutulmalı, bilim takip edilmeli, canlı karakterler oluşturlmalı ve karakterini yaşamalıdır. "Martı"ya doyamadım; üst üste iki kez okudum, altını çizdiğim yerleri defalarca okudum. İmkanım olsa ezberlerim. Edebiyat nasıl değerlendirilir veya değerlendirilmeli ben bunu Anton Çehov'dan öğrendim.
Edebiyat
MartıAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 201626,6bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2022 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2022 18:03
Hepsinin içinde farklı dert taşıdığı ve zaman ilerledikçe bu dertlerin içinde boğulduğu karakterlerle dolu bir tiyatro eseridir Martı. Olaylar Treplev'in etrafında dönse de her karakterin olay örgüsünü şekillendirecek bir etkisi mevcuttur. Karakterlerin hemen hepsini ya yaşadığı sıkıntıyı dile getirmesiyle ya da hayalleriyle tanıyoruz. Kişilerin özelliklerinden ziyade hedeflerine yönelik izler taşıyan bu kitapta hemen herkesin kendinden izler taşıyan bir karakter bulması çok olası. Treplev Dekadanları temsil etmekle birlikte, Treplev'in annesi olan Arkadina ise toplumca kalıplaşmış fikirleri benimsemektedir. Arkadina gerçekten hiçbir yeni fikre açık değildir, bunu oğlunun piyesindeki iki cümleyi bile dinleyememesinden çok net anlayabiliyoruz. Bunun yanında oğlunu sürekli eksik gören, annelik görevlerini yerine getirmeyen bir kadındır ve bu durum Treplev'in sürekli kendini annesine kanıtlamak istemesine ve sevgi konusunda açlık çekmesine sebep olmaktadır. Nina, şöhret aşkı yaşayan bir kadındır. Şöhret yolunda çekilecek her cefaya katlanabileceği imajını vermektedir. Trigorin ile yaptığı sohbetlerde bunu görebiliyoruz. Nina şöhret yolunda gençliğini feda etmiştir fakat belki gururundan belki de kendi de söylediği gibi Treplev'in ondan nefret etmesinden korktuğu içindir, yine de bu hayata devam etme kararı almıştır. Trigorin ise diğerlerinden farklı olarak başarılı biridir, onun sorunu ise başarısını yetersiz bulmasıdır. Bütün eserleri toplumca beğenildiği ve çokça ünlü olmasına rağmen yazdıklarını beğenmez ve yeterli bulmaz. Ve son olarak esere can veren karakterimiz Treplev. Kendisi genç bir yazar adayıdır. Genç olmasının yanında oldukça yenilikçi ve soyut karakterler yazan bir tiyatro yazarıdır. Lakin eserlerini anlayacak ve beğenecek insanlara ulaşamamaktadır.
Tiyatro
MartıAnton Çehov · İndigo Kitap Yayınları · 201926,6bin okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 16. kitabı
Anton Çehov'un yazdığı bu tiyatro oyunu takribi 2 saat civarında hemencecik okunan bir kitap. Dil tamamen sade olmasa da akıcıydı. Konu bütünü olarak Treplev'in serüveni ile Nina'nın sürüklenişi arasında geçen bir olay örgüsü bulunmakta. Genel olarak beğendim ama özellikle sonunu pek beğenmedim. Treplev'in annesinin tavırlarından sonra aralarındaki bağın tamamen kopmasını da isterdim. Trigorin karakteri seni hiç sevmedim keşke ölseydin :)
Edebiyat
MartıAnton Çehov · Kızıl Panda Yayıncılık · 202326,6bin okunma
9/10
·94 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2021 23:48
Spoiler içerir! Öncelikle kitaba başlarken biraz çekindim tiyatro eseri olduğu için ama normalde okuduğum kitaplardan çok daha çabuk bitirdim. Akıcı, kesinlikle sıkmayan ve düşündüren bir eser. Sanırım bir kaç gün etkisinden çıkamayacağım. Karakterlerin duygu durumları olsun, hayatın getirileri götürüleri olsun okuyucuya çok güzel bir şekilde işliyor. On bir karakter sahneliyor oyunu ancak bende on ikinci karakter olarak bu çok da heyecanlı olmayan ama akıcılığıyla sürükleyen durumları bizzat kendi gözlerimle yakından izliyormuşum gibi hissettim. Biraz karakterlerden bahsetmek istiyorum. Hepsinin kendine göre dertleri var doğal olarak ama bazıları beni çok daha fazla etkiledi. Örneğin Maşa' ya aşık olan Medvedenko onunla evlense bile istediği ve hatta hakkettiği sevgiye asla kavuşamadı. Hep sevilmeyen, dışlanan ve başkalarına karşı sorumlu oldu... Ya da Trigorin. Yıllardır yaşamadığı aşkı çok fazla tanımadığı, ona hayranlığından etkilendiği genç ve güzel Zareçnaya'da aradı. Ama hevesini alınca ve zora gelince onu bırakıp eski hayatına geri döndü. Bu sayede hem Zareçnaya hem de Treplev yok olup gitti. Zareçnaya neden bahsettiğinden bile habersiz sürekli ben Martıyım deyip duran, hayallerine kavuşup aktirist olmuş ama mutlu olamamış birine dönüştü. Treplev ise her zamanki gölge haliyle karanlıkta, eksik ve yarım kaldı. En sonunda ise kitabın başından beri beklediğim olay gerçekleşti. ''Eter şişesi patlamış.'' yani Treplev kendini vurdu. Bu çok büyük bir varoluşsal sorundu bence. Nedense öyle bir varoluşsal sancı ya da aşk acısı çekmememe rağmen kendime en yakın bulduğum karakter Treplev oldu. O yüzden bu eser mükemmel ya zaten. İçimizde bizden habersiz yatan on bir farklı karakterin diyalogları, sahneledikleri bir oyunmuş gibi hissettiriyor. Ve gerçekten hem kendine hem
Tiyatro
MartıAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 201626,6bin okunma
7/10
·94 syf.··
2023 6. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2023 00:00
Çehov’un 1895 yılında yazdığı dört büyük tiyatro oyunun ilk eseri olan Martı; ortak noktası sanat olan, çiftlikte yaşamlarını sürdüren bazı insanların hayatlarını anlatır. Bir martının yaşamına benzetilen Nina’nın çevresinde dönen aşkı ve acıları anlatan bu eseri okumanız dileğiyle…
1000Kitap
MartıAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 201626,6bin okunma

Yazar Hakkında

Anton ÇehovYazar · 155 kitap
Anton Pavloviç Çehov (29 Ocak 1860, Taganrog Rusya - 15 Temmuz 1904, Badenweiler, Almanya), Rus tiyatro yazarı ve modern kısa öykülerin kurucularındandır. Rusya'nın güneyinde Azak Denizi kıyılarındaki Taganrog'da bakkal bir babanın oğlu olarak Dünya'ya geldi. Dört çocuklu bir ailenin ortanca çocuğudur. Babası, ticaretten çok dini konulara eğilimleri olan sert ve otoriter bir adamdı. Babasının baskısıyla kilise korosunda ilahi söyleyen Çehov, ticarette başarı sağlayamayan babasının yerine dükkân işleriyle de ilgilendiğinden lise eğitimi uzadıkça uzadı. Çehov, bir süre Yunanlı çocukların devam ettiği yerel bir okulda okudu. Daha sonra on yıl boyunca lisede Yunan ve Latin klasikleriyle temel bir eğitim gördü. Düş gücüne fazlasıyla olanak tanıyan bu eğitim Çehov'un yaşamı boyunca klasiklerden hoşnut olamamasına yol açacaktı. "Edebiyat Öğretmeni" adlı hikâyesi üniversite yıllarına aittir. 1876'da babasının iflas etmesi üzerine ailesi Moskova'ya göçtüğünde, kendisi bir ağabeyi ile birlikte Tagangrog'da kalarak liseye devam etti. Üç yıl boyunca, henüz çok genç olmasına karşın kendi hayatını kendi kazandı. Zor koşullar altında geçen çocukluk yılları, hikâyelerinde çocuklara geniş yer vermesine ve hep hüzünlü, incinmiş çocukları anlatmasına neden oldu. 1879'da liseyi bitirdi ve Moskova'ya giderek tıp fakültesine girdi; 1884'te doktor oldu. Tıp öğrenimi sırasında ailenin geçimine katkıda bulunmak için çeşitli dergilerde yazılar yazdı. Bu dönemde yazdığı yazılarını "Melbourne'ün Masalları" adlı kitapta toplayarak üniversiteyi bitirdiği yıl ilk kitabını yayınladı. Çehov, üniversiteyi bitirir bitirmez hekimliğe başladı. "Cerrahlık", "Cansız Ceset", "Kaçak" adlı hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hekimlik çok vaktini aldığından yazmasına engel olmaya başlayınca hekimlikten vazgeçip yazarlığa yöneldi. Yazarlığına hekimliğinin izleri görülür. Pek çok kimse onun Çarlık Rusyası'nı anlatışını, bir doktorun hastalığı teşhis edişine benzetir. 1887'de "Alacakaranlıkta" adlı öykü kitabıyla Rus Akademisi tarafından verilen Puşkin ödülü nü kazandı. Aynı yıl ilk büyük tiyatro oyunu "İvanov", Moskova'daki Korsch Tiyatrosunda sergilendi. Ünlü öyküsü "6. Koğuş" 1892'da yayınlandı. Aynı yıl kolera salgını olan bölgelerde doktor olarak aktif rol oynadı. Merkez Rusya'da bir Melikhov adını verdiği bir malikane satın alarak taşındı ve yaşamında "Melihova dönemi" denilen yeni bir dönem başladı. Bu dönemde yaratıcılığının zirvesine ulaştı. Sürekli kendisini ziyaret gelen dostlarını malikanede ağırladı. 1894 yılının bir bölümünü yurtdışında geçirdi. Bu arada vereme yakalandı, tedavi için Kırım'a geçti. 1895'te "Martı" oyununun ilk versiyonunu yazdı. "Sakhalin Adası"nı yayınladı. Tolstoy ile tanıştı. Oyunun St. Petersburg'daki ilk gösterimi başarısızlıkla sonuçlandı. 1897'de Köylüler adlı uzun öyküsünü yayınlattı. 1898'de Sanat tiyatrosunu Stanslavski ile birlikte kuran Nemiroviç-Dantçenko Martı'yı sahnelemek için Çehov'dan izin istedi, bu arada Çehov, ilerde evleneceği aktris Olga Knipper'le tanıştı. Martı oyunu büyük başarı elde etti. Çehov'un babası öldü. 1899'da Vanya Dayı'nın ilk gösterimi yapıldı, Toplu Yapıtlarının ilk cildi yayımlandı. 1901'de Üç Kızkardeş sahnelendi; Çehov, Kafkasya seyahatinden sonra bir ev yaptırdığı Yalta'ya döndü ve Olga Knipper ile evlendi. 1904'te "Vişne Bahçesi" Moskova'da sahnelendi. Sağlığı bozulan Çehov, eşi ile birlikte Almanya'ya gitti ve Badenwiller'da öldü. Çehov'un bütün yapıtları ölümünden 40 yıl sonra 20 cilt halinde yayımlandı. Bu yayının 8. cildinde Çehov'un sayısı birkaç bine ulaşan mektupları yer alır. Çehov'un tiyatro sevgisi çocukluk yaşlarında izleyici olarak başladı. Vodvil olarak adlandırdığı birer perdelik oyunlarıyla, dörder perdelik oyunlarından ilk ikisi olan İvanov ve Orman Cini'ni 1887-1890 yıllarında yazdı. En ünlü eseri [Çalıkuşu] idi. Vodvilleri taşra tiyatrosunda büyük başarı kazandı. Bir Moskova tiyatrosunda sahnelenen İvanov da çok büyük başarı sağladı. Orman Cini'nin aynı başarıyı sağlamaması üzerine Çehov oyun yazmaya uzun süre ara verdi. Martı'yla yeniden oyun yazmaya başlaması ikinci başarısızlığı beraberinde getirdi. Bunun üzerine Çehov tiyatroyla ilgisini kesmeye karar verdi. Bir mektubunda şöyle diyordu: "700 yıl yaşasam bir piyes yazmam. Nesine isterseniz bahse girerim." Bunları yazarken tiyatro sevgisini hesaba katmamıştır. Bu sırada Vanya Dayı büyük övgülere layık görülüyordu. Martı'nın ikinci sahnelenişinde kazandığı büyük başarı da Üç Kız Kardeş ve Vişne Bahçesi'ni yazmasını sağladı