Aybeniz Hasanova

7/10
·204 syf.··
Beğendi
·
2016 11. kitabı
Üç bölümden oluşan yaklaşık 200 sayfalık bir roman olan “Kırmızı Saçlı Kadın”da Orhan Pamuk birbirinden farklı, çeşitli kültür ve edebiyatla ilgili konulara değinmiş. Çocukluğunda çalıştığı bir kitapçıda Freud`un rüya yorumları ile ilgili bir derleme okuyan kahramanımız ‘Cem’ Antik Yunan tragedyası olan Sofokles`in “Kral Oedipus”unun hikayesi ile tanışır. Kitabın kendisi ile tanışmasa da bu hikaye onu ta çocukluğundan beri etkiler, hatta bütün hayatını etkiler. Babası tarafından terkedilen bir çocuk olmasının da burda önmeli bir rolu vardır mutlaka. Babasından istediği şefkati görmeyen Cem bunu bir yaz para kazanmak için çıraklığını yaptığı kuyucu Mahmut Usta`da arar. Mahmut Ustanın otoriter tavırları Cem`i etkiler bazen kızdırır ama aynı zamanda buna ihtiyacı da vardır. Romanda böyle bir cümle geçiyor: “Devlet Baba, Allah Baba, Paşa Baba, Mafya Babası; bu ülkede kimse babasız yaşayamaz…” Bu cümleden de anlaşıldığı gibi yazar insanların sırtlarını dayayabileceği bir babaya, güce, otoriteye ihtiyacı olduğunu söylemeye çalışıyor. Cem ile Mahmur Usta arasındakı ilişki de bu açıdan değerlendirilmiş sanırım. Aynı zamanda Cem`in bazen onun baskısından bıkması ve kaçıp kurtulmak istemesi bu sevgisi ile çelişiyor gibi görünür. Burda yine “Kral Oedipus” devreye giriyor. Tabii romanı okuduğunuz zaman ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Orhan Pamuk kuyucu Mahmut Usta ile özdeşleştiğini vurgulamış röportajında. Kendisine “Burdan bir şey çıkmaz” diyenlere inat kuyuyu kazmaya devam eden ve sonunda suyu bulan Mahmut usta… Romanı yazarken aklının bir köşesinde hep Ernest Hemingway`ın “İhtiyar Adam ve Deniz” eserinin durduğunu söyleyen yazar bunun yanısıra “…Öte yandan, kuyucuyla özdeşleştiğim doğru; romancılığın iğneyle kuyu kazmak olduğunu her zaman söyledim. Ama bir yere
Kırmızı Saçlı KadınOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202462,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
7/10
·91 syf.··
2016 8. kitabı
Edebiyat öğretmenliği yapan Julian`ın eşi Veronica bir gece resim kursundan eve dönmez. Julian sabaha kadara onu bekler ve Veronica`nın küçük kızı Daniela`yı avutarak uyutmaya çalışır. Üvey kızını unutmak için ona Ağaçların Özel Hayatı isimini verdiği masallar uydurur. Bir baobap ağacı ile kavak ağacının sohbetlerinden oluşan bu masallarda ağaçların bir metafor olarak kullanıldığı, aslında insanlara bir gönderme olduğu söyleniyor. Bir birinin ardından masallar uydurup anlatmayı seven Julian yazma konusunda bu kadar başarılı değildir. Yazar olmak istese de evde yetiştirtiği bonzai bitkisi üzerine yazmaya çalıştığı romanda 40 sayfadan öteye ilerileyemez. Veronica`yı beklediği sürede yazar Julian`ın düşüncelerine dalıp, okuru onun geçmişine, anılarına, çocukluğuna götürür. Önceki sevgilisi Karla ile olan belirsiz, bitme nedeni bile tam açıklanmayan ilişkilerini hatırlıyor Julian. Ailesi ile ilişkileri iği değildir, ama bunun bile belli bir nedeni yok ya da biz bilmiyoruz. Ailesine kızgındır, geçmişi hatırlarken onlarla ilgili yazmaya değer anıları olmadığı için, belki de hatırlamaya bile değmeyecek... Hatta kitabın bir yerinde bir ölüsü bile olmayan aileden geldiği için üzülüyor. Onlarla beraber ölmüş bir aile bireyinin acısını yaşamadığı, acısını yazacak bir ölü olmadığı için. Geçmişinde elle tutulur bir şey bulamayan Julian bu kez kendisi için bir gelecek kurar hayalinde. Belki de hiç olmayacak şeyler uydurur. Bir roman yazdığını, Daniela`nın 30 yaşına geldiğini ve üvey babasının romanını okuduğunu hayal eder. Veronica hala geri dönmemiştir. Edebiyat giden, geri dönmeyen kadınlarla doludur. Ama bu kez durum farklı. Bu kez giden kadın için ıztırab çekilmiyor, arkasından gidilmiyor, aranmıyor. Sadece bir bekleyiş var. Kadının geri dönüp dönmeyeceği hakkında
Ağaçların Özel HayatıAlejandro Zambra · Notos · 20211,167 okunma
8/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2016 5. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2016 12:58
“En Uzağından Unutuşun” geçmişten izler taşıyan bir roman. Roman anlatıcısı ellilerinde bir adam, 30 sene önce yaşanmış olayları anlatmaya başlıyor. O zamanlar gezgin bir kitap satıcısı olan anlatıcımız yazar olmak isteyen 18 yaşında bir genç. Olaylar bu gençle Paris`te bir tesadüf sonucu tanışan Jacqueline ve Van Berver arasında geçer. Sonradan bir Peter Rachman, Cartaued, Linda gibi bir kaç karakter daha katılır hikayeye. Başlarda insana öyle geliyor ki, yazar kalemi eline alarak öylece çiziktirivermiş karakterlerini, hiçbir derinlik, hiçbir özellik katmadan. Ama roman ilerledikçe karakterlerin derinleştiğini ve daha belirgin çizgilere büründüğünü görüyoruz. Jacqueline ve Van Berver düzenli şekilde kumar oynar, kumarda kazandıkları ile geçimlerini sağlar aynı zamanda Mayorka`ya gitmek için ( Jacqueline sık sık daha önce tanıştıkları bir yazarın onları Mayorka`ya davet ettiğini söyler.) para biriktirirler. Ama Mayorka`ya gidemiyorlar, Jacqueline`nin isteği üzerine romanı anlatan gençin Cartraued`den çaldığı paraları alıp Van Bever`i Paris`te bırakarak beraber Londra`ya gidiyorlar. Londra`da bir süre berbat bir otelde daha sonra ise Peter Rachman adlı bir adamın onlara verdiği bir evde yaşamaya devam ederler. Lakin bir süre sonra Jacqueline ortadan kaybolur ve bir daha geri dönmez. Modiano romanında hızlı geçitler yapmış. Birdennbire tam 15 sene geçmiş, anlatıcımız artık bir yazardır ve tam 15 sene sonra yeniden Jacqueline ile karşılaşır. İsmini değiştirmiş ve evli bir kadın olarak. Ama yeni bir iliçkinin başlaması söz konusu değil çünkü Jacqueline bu kez de ortadan kaybolur. Ancak bu gidiş önceki gibi üzmez anlatıcımızı, artık uzun bir zaman geçmiş beraber olduğu günlerin üzerinden. O günlere dönersek, otelde yaşayan, günlerini kahvelerde, bulvarlarda geçiren bu
En Uzağından UnutuşunPatrick Modiano · Can Yayınları · 2014610 okunma
7/10
·485 syf.··
2016 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2016 12:20
Ölmeye Yatmak "Dar Zamanlar" üçlemesinin ilk kitabı. Açıkçası pek edebi tat alamadım kitapdan. Ama Türkiye`nin yakın tarihinin belli bir dönemi ile ilgili önemli bilgiler içeriyor. Bu açıdan okunası bir kitap. Serinin diğer kitaplarını da bu yüzden okumayı düşünüyorum.
Ölmeye YatmakAdalet Ağaoğlu · Everest Yayınları · 20195,7bin okunma
7/10
·90 syf.··
2016 3. kitabı
Belki de Murakami`nin daha önce okuduğum kitapları ile kıyasladıkta bir az zayıf kalır, ama kesinlikle beğenmedim diyemem. Kısa, bir solukta bitirebileceğimiz bir kitap. 17 gündür hiç uyuyamayan bir kadının hayat hikayesi diyebiliriz. Uyuyamadığı gecelerde ve günlerde sürekli Tolstoy`un ölmez romanı Anna Karenina`yı okuyor, hatta tekrar tekrar. Sanırım Anna Kareninayla kadının hayatı arasında bir bağ kurmuş Murakami. Sadece sonluğu birazcık havada kalmış gibime geldi, onun dışında güzel kitap.
UykuHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20153,727 okunma