Edgerton, “Hasta Toplumlar” isimli kitabında, “Hasta toplumlar kendi bireylerine o kadar çok acı verirler ki, birey o toplumdan kaçmak ister. Fırsatını bulduğunda da kaçar” diyor.
"Bu bir tür sınav aslında. Birbirimizi ne kadar özlediğimizi göreceğiz."
"Birinin gitmesinin ne demek olduğunu bilirim. Bir hafta ıstırap çekersin, sonra bir hafta üzülürsün, derken unutmaya başlarsın ve sonra, hiç böyle bir şey olmamış gibi, sanki tüm bunlar başka birinin başından geçmiş şeylermiş gibi gelir ve omuz silkmeye başlarsın. Hayat işte, bu işler böyle dersin. Bunun gibi aptalca şeyler işte. Sanki bir şeyleri sahiden sonsuza dek kaybetmemişsin gibi."
"Ben unutmayacağım . Asla unutmayacağım."
"Unutacaksın. Ben de unutacağım."
"Hayatımıza devam etmemiz gerekiyor. Ne kadar üzücü de olsa."
Epey sonra şöyle dedi: "Sen üzüntünün ne olduğunu ne bilirsin ki?"