“Nereye gidiyorsun çocuk,” dedim içinden, “büyümeye mi?”
Kapı, çocuğun ardından kendi ağırlığı ile hareket ederek yavaşça kapandı. Kilidin dili yuvasına otururken, tarifi imkansız bir ses çıkardı.
-bitse ne olur,
bitmese ne?-
Bu kez genç kızın bakışında ne vardı? Marius bunu söyleyemezdi. Hiçbir şey yoktu ve her şey vardı. Bu bakış garip
bir şimşek etkisi yaratmıştı.
Kız bakışlarını yere çevirdi, o da yoluna devam etti.
Az önce gördüğü bir çocuğun saf ve temiz bakışları değil,
açıldıktan sonra aniden kapanan gizemli bir uçurumdu.
Her kızın böyle baktığı bir gün vardır. Bu bakışlada karşılaşanların vay haline!