Aya

“Que des bouches de fièvre implorent encore le ciel..”
Hayat su misali süzülüp gider Vahşi derelerin selinde kalır Rüyasında gamlı bülbül ''ah'' eder, Yankısı bir hayal gülünde kalır Güneş doğar, batar; bir yıldız kayar Ay hüzne bürünür, karalar giyer O gün, feryadımı kainat duyar Ruhum sonsuzluğun ilinde kalır.. Nurullah Genç
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bir hayli zaman denizin verdiği hayret-i meftunane içine dalıp gitmiş iken hakikatin dest-i hayal-şikesti bütün vücudunu sarsarak kendisini bulunduğu hâl-i bi-huşiden uyandırdı.
Sayfa 28·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
Meğer o müsavat-perver tebessüm, kendisine değil, bütün âleme, bütün eşyaya ait imiş. Yirmi yaşında olmadığımız hâlde bizler de ekser bahtiyarlığımızı tedkik etsek neticesi, bütün kainatın karşısında titrediği şu kelimeye müncer olmaz mı? “Hiç!”
Sayfa 17·Kitabı okudu
Roman-Edebiyat
Ara sıra vapurda tesadüf ettiği zaman orada, o köşede, kendisine nurlar serpen saadet ve ikbaline garip bir havf ve halecan ile takarrup edemeyerek sabah-ı zi-safa-yı nev-baharın pembe sisleri içinde görünen tulu gibi, bu gül rengindeki dudaklardan akseden tebessüme de uzaktan uzağa arz-ı hayret ü meftuniyyet ediyordu.
Edebiyat
Çehresinde revnak-pezir olmak için zamanın en küçük müsaadesinde muntazır olan reng-i taravet-i şebabet görünmeğe başladı. Yirmi yaşında iken, icaz-nüma-yı kudret olan böyle bir tebessümün karşısında hiç bulunmadınız mı?
Roman-Edebiyat