İskender palanın bir çok kitabını okumuş birisi olarak gerçekten hayal kırıklığına uğradım. Kitabın tamamında bir çok cümle maalesef ki iskender palanın kibrini içeriyor. ‘’ Ben aslında çok iyiydim, ben bilim adamıydım ancak TSK benim kıymetimi bilemedi, TSK bana hiçbir şey vermedi aksine ben sürekli TSK ya bir şey verdim’’ minvalinde cümlelerle dolu kitap. Bunun yanında insanı gerçekten hayrete düşüren ve birkaç cümle sonra kendi kendini yalanlayan bir çok komploda içeriyor kitap.(KPDS sınavında başarılı olmasını TSK’nın engellediği gibi) . 15 yıldır kamuda çalışan birisi olarak ve hemen hemen hergün benzeri durumları gören ve yaşayan birisi olarak, yaşadığı şeyleri dindar birisi olduğu için başına geldiği gibi bir algıya kapılması gerçekten çok ilginç. Yazar yaşadığı her iyi şeyi kendi başarısı nedeniyle, yaşadığı her kötü şeyi ise dindar olması sebebiyle yaşadığına inanmış ve bize de bunu aktarmış. Maalesef kitabı sanki uzun dönem askerlik yapmış lise mezunu birisi yazmış hissiyatı uyandırdı bende. Bir kuruma duyduğu kin ve öfke nedeniyle yazılan bu kitabın edebi anlamda bir kıymeti olduğunu görmemekle birlikte anlamsız hikayeler, komplo teorileri ve bolca kibir içerdiğini düşünüyorum. Bu kitabın ideolojik baskınlıkla yazıldığını ve o ideolojiye bağlanan birçok kesmi de memnun edeceğine eminim. İskender Pala
Rekabet, ürünlerde en iyiyi, ama insanlarda en kötüyü ortaya çıkarıyordu. Ve Rekabette dostlar birden düşman kesiliveriyorlardı. Bazı insanlar vardır, onlarla dost kalabilmek için daima sizi geçmelerini müsade etmeniz gerekir, eğer dostlarınızı geçecek olursanız, artık kendinize başka düşman istemeyin.